Birleşmiş Milletler 81.genel kurulu gerçekleştiriliyor. 150’den fazla devlet veya hükümet başkanı katılıyor. Neredeyse bütün dünya liderleri oradadır.
Siyonist baş katil de genel kurulda konuştu. Konuşması esnasında salon neredeyse boşaldı. Sözlerine bütün dünyaya hakaret ederek başladı.
Bugüne kadar, Filistin’de sergiledikleri vahşetler hep yanlarına kâr kaldığı için, şimdi de kendilerine tepki verenlere çok pervasızca hakaretler edebilmektedir. Birleşmiş Milletler genel kurulunda, Filistin’de sergilediği alçaklığın aynısını, buradaki ülke temsilcilerine de yapma hakkını bulabilmektedir. Bugüne kadar BM’nin tek bir kararına bile uymayan bu insanlık düşmanının, burada konuşturulması bile başlı başına bir rezalettir.
Hele Filistin’de uyguladıkları soykırıma rağmen; bu vahşi yaratığın hala BM genel kurulunda ağırlanmasına müsaade edilmesi, mahkeme kararıyla soykırım suçlusu olarak aranmasına rağmen, ABD desteğiyle genel kurulda konuşturulmasına ses çıkarılmaması, bütün insanlık adına büyük bir utanç ve yüz karasıdır. Zaten bütün dünya ülkelerinin iradesizliğini, siyonizme teslimiyetlerini açık bir şekilde gördükleri için, bu baş katil bu kadar pervasız, bu kadar pişkin ve bu kadar alçakça hareket edebilmektedir.
Siyonist yahudiler; özelde Filistin’de, genelde Ortadoğu’nun tamamında sergiledikleri envai çeşitteki vahşetleri hep karşılıksız kaldığı için, hiçbir kararını tanımadığı BM genel kurulunda da ‘baş katil’ aynı vahşi anlayışla hareket etmektedir. Bütün delegelere hakaret ederek sözlerine başlayabilmektedir. Ne diplomatik nezaket, ne insani bir yaklaşım ne de işledikleri bunca vahşete rağmen pişmanlık duymayı bir tarafa bırakın; herkesin kayıtsız şartsız vahşetlerini alkışlamasını beklemektedirler.
Dünyadaki vahşet, işgal ve katliamların neredeyse tamamı ABD eliyle gerçekleştirilmektedir. Filistin’deki soykırımın da en büyük destekçisi yine katil ABD’dir. Siyonist katillerin, barbar ABD’nin desteğiyle Filistin’de işledikleri soykırım ve cürümler, bölge ülkelerinin de ihaneti eklenince artık yüzyılımızın en büyük insanlık krizini karşımıza çıkardı. Dolayısıyla siyonist baş katil, ABD’de BM genel kurulunda bütün dünyaya hakaret edebilmektedir.
Çoktan işlevini yitirmiş ama aslında bugüne kadar sadece güçsüz ülkelerin aleyhine karar alabilmiş BM; şimdi de siyonist baş katillerin bütün dünyaya hakaret edeceği bir zemine dönüştürüldü. Hakkın ve hakikatin çok cılız bir şekilde dile getirilebildiği ama asla hukukun üstünlüğünün söz konusu olmadığı bu zeminde, siyonizm kollanıp korunduğu bir şer şebekesine dönüştürülmüştür.
Şimdi BM’nin mevcut durumuna ve acziyetine mi, buradaki delegelerin iradesizliğine ve yetkisizliğine mi, çürümüş ve kokuşmuş insanlığın kalmamış vicdanına mı yanalım? Yoksa İslam dünyasının kaybettirilen iradesine ve şahsiyetine mi yanalım? Daha önce küfür cephesinin, işgal ve katliamlarını gerçekleştirmek için en önemli ve kullanışlı ‘maşası’ olan BM’nin; şimdi kendisine yeterince hizmet edemediği için itibarsızlaştırdığı bu kurumu, siyonizmin bütün dünyaya meydan okuduğu bir zemine dönüştürdü.
İşte siyonist baş katil, bütün vahşet ve cürümlerinin arkasında durduğunu, katil ABD’nin desteğiyle bundan sonra daha fazlasını yapacağını, iradelerini ayaklarının altında aldığı kimi İslam ülkeleri idarecilerinin ihanet, petrol ve paralarıyla daha fazla müslüman Filistinliyi öldüreceğini BM kürsüsünden böğürüp durmaktadır.
Katillerin, pedofililerin ve insanlık düşmanı yaratıkların gelip konuşma yaptıkları, dünyayı tehdit edip nizamat verdikleri bir BM genel kurulu, insanlığın utanç tablosudur.