Genç kardeşim, hiç düşündün mü; neden bu çağda genç olmak bu kadar zor?

Gençlik her dönemde bir imtihandı. Fakat bugün önünde geçmiş nesillerin karşılaşmadığı kadar çok seçenek, çok ses ve çok fazla dikkat dağıtıcı var. Telefonun bir ucunda dünyanın bütün görüntüleri, sosyal medyada binlerce farklı hayat, çevrende farklı düşünceler… Hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğunu ayırt etmek gerçekten çok zor.

Ama tam da burada önemli bir mesele var: Bütün bunların arasında kim olduğunu unutmamalısın.

Rabbimiz, “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât, 51/56) buyuruyor. Demek ki hayatın merkezinde yalnızca okul, diploma, meslek, para veya sosyal medya olmamalı. Bunlar hayatın bir parçasıdır; fakat hayatın amacı değildir.

Gençlik, Kaybedilecek Değil Değerlendirilecek Bir Fırsattır

Gençlik sana verilmiş büyük bir sermayedir. Enerjin var, öğrenme kabiliyetin yüksek ve önünde uzun bir hayat olabilir. Bugün saatlerini neye ayırıyorsan, yarın da onun insanı olacaksın.

Saatlerce ekran kaydırırsan ekranın dünyası seni şekillendirecek. Fakat kitap okur, ilim öğrenir, Kur’an’la bağını güçlendirir ve güzel insanlarla arkadaşlık edersen sen de değişeceksin.

Peygamber Efendimiz (s.a.s.), Allah’ın gölgesinde bulunacak kimselerden birinin “Rabbine ibadet ederek yetişen genç” olduğunu bildirmiştir.

Ne büyük bir müjde… Gençlik yalnızca eğlenilecek bir dönem değil; Allah’a yaklaşmak, kendini yetiştirmek ve sağlam bir karakter oluşturmak için eşsiz bir fırsattır.

İmanını İlimle Güçlendir

İmanını korumak istiyorsan öğrenmelisin. Çünkü bilmediğin bir şeyi savunamaz, doğru ile yanlışı birbirinden ayıramazsın. Bugün gençlerin karşısına yüzlerce farklı fikir çıkıyor. Bir video birkaç saniyede milyonlara ulaşıyor.

İşte burada ilim devreye giriyor.

Kur’an’ın ilk emirlerinden birinin “Oku!” olması boşuna değildir. (Alak, 96/1). İslam; bilen, anlayan, düşünen ve hakikati arayan bir nesil ister.

Bu nedenle genç kardeşim, yalnızca telefonunun sana sunduğu bilgileri değil, kitapları da oku. Kitaplar insanın ufkunu genişletir, fehmine güç verir, şuurunu derinleştirir. Kur’an ve sünnet merkezli okumalar ise insanın yalnızca bilgisini değil, basiretini de besler.

Arkadaşını İyi Seç

Peygamber Efendimiz (s.a.s.), “Kişi dostunun dini üzeredir.” buyuruyor.

Evet bu söz bugün belki de hiç olmadığı kadar önemli. Çünkü arkadaşlık artık yalnızca okulda veya mahallede kuruluyor değil; sosyal medya üzerinden de kurulabiliyor.

Seni Allah’tan uzaklaştıran, ailenden koparan ve haramı normal gösteren bir çevre seni yükseltmez. İnsan bazen seçtiği arkadaşla geleceğini de seçer.

Çağın Akıntısına Kapılma

“Herkes böyle yaşıyor.” denilebilir. Fakat herkes yapıyor diye doğru olmaz

Çağ değişti; fakat haram helal olmaktan, yanlış da doğru olmaktan çıkmadı.

Müslüman genç çağın içinde yaşayacak ama çağın her alışkanlığını kendisine ölçü kabul etmeyecek. Teknolojiyi kullanacak ama teknoloji tarafından kullanılmayacak. Sosyal medyaya girecek ama sosyal medya onun karakterini belirlemeyecek.

Genç kardeşim, önünde zor bir çağ var. Fakat unutma: Zor bir çağda doğru kalmak, başlı başına büyük bir başarıdır.

İmanını güçlendir, ilim öğren, Kur’an’la bağını koparma, sünneti hayatına taşı ve gençliğinin kıymetini bil.

Çünkü bir gün bugünler geçecek.

O gün geriye dönüp baktığında, “Keşke daha çok eğlenseydim.” demek yerine, “İyi ki gençliğimi Rabbimin razı olacağı şekilde değerlendirmişim.” diyebilmek için bugün adım atmalısın.

Bu çağ seni savurabilir; iman seni tutar.

Bu çağ seni bilgisiz bırakabilir; ilim seni ayağa kaldırır.

Ve sen, iman ve ilimle yürürsen bu çağın kaybolan gençlerinden değil, çağını güzelleştiren gençlerinden biri olabilirsin.

Ve kâinat efendisi peygamberimiz (s.a.v) senin için bak ne diyor: "İnsanlar içinde Yüce Allah'ın en sevdiği kimse, kötülükleri terk edip iyiliklere yönelen gençtir."