Devlette görev alacak kişilerin aile çevresine ve yakınlarına söyleyeceği ilk söz bu olmalıdır; “Lütfen şu andan itibaren bana yaklaşmayın, benden uzak durun!” demeli ve bütün ilişkilerini sonlandırmalıdır, diye düşünüyorum.
“Sakın bana yaklaşmayın, benimle aynı fotoğrafta görünmeyin! Bugünden itibaren sizinle küsüm, bütün bağlarımı kesiyorum, şu andan itibaren artık siz benim hiçbir şeyim değilsiniz!”
Devlet bünyesinde görev alacaklar için benim aklıma gelen en iyi tedbir bu, başka bir çıkar yol bulamıyorum. Belki kabullenmeyeceksiniz ama o andan itibaren eşlerinden de ayrılsalar diyorum. Soygunları birlikte yapıyorlar.
Diyelim ki göreve gelen kişinin kendisi dürüst olsa bile yakın çevresinin onu yolsuzluklara zorladığını görerek söylüyorum bunları. Dikkat edin, bir kişi önemli bir göreve geldiğinde ilk önce yakın çevresi onun kapısına yığılı verir ve neler koparabileceklerinin hesabını yapar. Bilmem ki bu kuşatmadan kaç kişi kurtulabilir?
Ya bir de göreve gelen kişinin kendisi arızalıysa, dünya sevgisiyle doluysa devletin vay haline, insanlığın vay haline!
Devlet tedbir olarak göreve gelenlerden mal beyanında bulunmasını istiyor olabilir ama görüldüğü gibi bunun hiçbir etkisinin olmadığı gözler önünde.
O halde devlet bizim söylediklerimizi dikkate almalı, göreve getirecekleri kişilerin önce kendilerinin mala mülke ve paraya olan düşkünlüklerini, dünya sevgilerini dikkatlice tespit etmelidir.
Belki bazılarınız diyecek ki, bu mümkün mü, bu nasıl tespit edilecek? Ama aynı devlet hem de en küçük bir göreve getireceği kişinin hangi düşüncede olduğunu, kimlerle düşüp kalktığını, kırk göbekten geçmişini bulup çıkarıyor da bunu mu yapamayacak?
Yeri geldiğinde devlet kişinin bütün ilişkilerini, bu konuda neler harcadığını çorap söküğü gibi bulup çıkarıyorsa devletin hazinelerini, musluklarını teslim edeceği kişileri de gözünün içine bakarak bulup çıkarır, yeter ki bunu istesin.
Benim aklıma gelen bunlar, Rabbim akıbetimizi hayreyleye!