HÜDA PAR, 14 Mayıs 2023’te yapılan milletvekili seçimlerinden sonra dört milletvekili ile Meclis’te temsil edilmeye başlandı. Dört milletvekili hem saha çalışmalarıyla hem de Meclis çalışmalarıyla yüksek bir performans ortaya koydu. Gündemlerinde kendi partilerinin meselelerinden çok milletin ve memleketin meseleleri vardı. Her fırsatta halkın içinde bulundular, vatandaşın talep ve beklentilerini karşılamaya gayret gösterdiler. İktidar partisi olmasalar bile kendilerine iletilen sorunların çözülmesi için ilgili kurumlar nezdinde girişimlerde bulundular. Türkiye içindeki meselelere eğildikleri gibi, İslam ümmetinin yaşadığı problemlere de sarf-ı nazar etmeyip ilgilenmeye çalıştılar.

Afganistan, İran, Lübnan, Suriye, Filistin ve yeryüzünde zulme ve haksızlıklara uğrayan tüm Müslümanların sesi olmaya gayret gösterdiler. Hassaten Gazze’de yaşanan soykırım ve katliamların sona ermesi ve işgal rejiminin işlediği cürümlerden dolayı hak ettiği muameleye tabi tutulması için tüm gayretlerini ortaya koydular. Filistin davasının sadece bir halkın davası olmadığını, Filistin ve Gazze meselesinin tüm ümmetin ve kalbinde vicdan olan tüm insanların meselesi olduğunun altını çizdiler.

Bunun için 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan ve resmî rakamlara göre 74.000 Filistinlinin katledilmesine sebep olan işgal rejiminin soykırımıyla ilgili ve bu soykırımda dahli olan Türkiye vatandaşlarının yargılanması ile ilgili bir kanun teklifi hazırladılar.

Soykırıma katılan çifte vatandaşların yargılanmasının önünü açacak kanun teklifinin Genel Kurul’da görüşülmesi için Haziran 2024’te yapılan oylama, sekiz partinin desteğiyle kabul edilmişti. Ancak o tarihten bugüne kanun teklifi Genel Kurul’da görüşülmeyi bekliyor. Şu ana kadar HÜDA PAR’ın girişimleri, kanun teklifinin Genel Kurul’a gelmesine olanak sağlamadı.

Kanun teklifi toplumun geniş bir kesiminden ciddi destekler aldı. Çünkü hazırlanmış olan kanun teklifi, soykırıma destek veren çifte vatandaşların yargılanması ile alakalıydı. Eğer kanun teklifi Genel Kurul’a gelip kabul edilse ve yasalaşsaydı, işgal rejimi saflarında soykırım suçunu işlemiş olan çifte vatandaşlar mahkemelere çıkarılacak ve sonrasında hak ettikleri cezalara çarptırılacaklardı. Ayrıca mal varlıklarına el konulup Aile ve Gençlik Fonu’na devredilecekti.

Evet, şimdiye kadar kanun teklifinin Genel Kurul’a gelmesi gerekiyordu ancak gelmedi. Ekim ayı itibarıyla Meclis yasama faaliyetlerine tekrardan başlayacak. Umuyoruz ki uzun bir süredir görüşülmeyi bekleyen çifte vatandaşlık ile alakalı kanun teklifi gündeme gelir ve yasalaşır.

Bu konuda HÜDA PAR’ın ortaya koymuş olduğu mücadele takdire şayan bir mücadeledir. Aynı zamanda İslami sivil toplum kuruluşlarının da çeşitli zamanlarda yapmış oldukları açıklamalarda kanun teklifi ile alakalı destekleri ve mücadeleleri anlamlıdır. Bu konuda sadece belirli kesimler değil, Filistin davası ile ilgili duyarlı ve hassasiyet sahibi kişi ve kesimler de konuyu gündemde tutma gayretinde olmalıdır. Çünkü Filistin davası ümmetin meselesidir, vicdanını kaybetmemiş tüm insanların meselesidir.

Filistin, Gazze ve Kudüs meselesi konusunda duyarlılık gösteren farklı siyasi, sosyal ve düşünsel çevreler bulunmaktadır. Bu çevrelerin ortak noktası, Gazze’de yaşanan soykırımın ve insanî dramın unutulmaması ve sivillerin uğradığı katliamların dünya kamuoyunun gündeminden düşmemesidir.

Sivil toplum kuruluşları, hukukçular, akademisyenler, siyasi partiler ve Filistin konusunda duyarlı olan bütün kesimler, bu konuda üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Gazze’de yaşananlar unutulduğu zaman yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay olarak kalmayacak; aynı zamanda gelecekte benzer olayların tekrarlanması bakımından da ciddi bir risk ortaya çıkacaktır.

Bu noktada Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne düşen görev de Meclis gündeminde bulunan çifte vatandaşlık kanun teklifini Genel Kurul gündemine almak ve soykırımcıların yargılanması için yasalaşmasını sağlamaktır.

Unutulmamalı ki Gazze konusunda duyarlı olan herkesin ortak bir sorumluluğu vardır: yaşanan soykırımı unutmamak, mağdurların sesini duyurmak, hukuk yollarını desteklemek ve insanlık suçu işleyen siyonistlerin cezasız kalmaması için bütün imkânları kullanmaktır.