Sektörün emektarlarından Kasım Salat, taş değirmenlerinin geçmişten bugüne geçirdiği dönüşümü ve günümüzde karşı karşıya kaldıkları zorlukları değerlendirdi. Mesleğe 1980’li yıllarda başladığını belirten Salat, o dönemdeki üretim anlayışıyla günümüz arasındaki farklara dikkat çekti:

“Aşağı yukarı 80’li yıllarda bu işi yapıyordum. O zamanlar sadece kepekli un üretiyorduk, yani bildiğimiz su ve kara değirmeni sistemimiz vardı. Zamanla teknoloji değişti; şu anda buğdayın kabuğunu soyup öyle işliyoruz. Ancak besleyicilik açısından kepekli un son derece kıymetli. Kepekli ekmek halk için daha sağlıklıdır; özellikle şeker hastalarına ve bağırsak sistemine çok faydalıdır. Ne yazık ki sağlıklı olan kepek ekmeğinden insanların yüzde 80-90’ı vazgeçmiş durumda, artık geleneksel tandır ekmeği de eskisi kadar yapılmıyor.”

“24 Saat Aralıksız Çalıştığımız Günlerden 5-6 Değirmene Düştük”

Eski yıllarda değirmenlerin önünde uzun kuyruklar oluştuğunu ifade eden Salat, geleneksel değirmen kültürünün unutulmaya yüz tuttuğunu vurguladı. Taş değirmenlerin sadece buğday öğütmediğini, aynı zamanda mercimek ve bulgur gibi temel gıdaları da işlediğini belirten Salat, “80 ve 90’lı yıllarda yoğunluktan 24 saat kesintisız çalıştığımız zamanlar oluyordu. 1997’li yıllara kadar kentte 27 adet aşevi ve değirmen fabrikası bulunurken, bugün bu sayı ne yazık ki 5-6’ya kadar geriledi.” dedi.

“Tandır Ekmeği Yiyen Ne Yediğini Bilir”

Fabrikasyon üretimin yaygınlaşmasıyla birlikte sağlıklı beslenme alışkanlıklarının da zarar gördüğünü dile getiren Kasım Salat, vatandaşlara geleneksel ürünlere dönme çağrısında bulundu:

“Vatandaş unu aşevinden alıp tandırda ekmeğini yaparsa ne yediğini bilir. Fabrika ekmeklerinde katkı maddeleri olduğu için sağlık açısından pek tavsiye etmiyorum. Halkımıza tavsiyem; aşevlerinde öğütülmüş un, kepekli un ve tandır ekmeği tüketmeleridir.”

Yüksek Giderler Değirmencileri Zorluyor

Sektörde uygulanan geleneksel ödeme yöntemlerinin ve artan maliyetlerin işletmecileri ekonomik olarak zorladığını belirten Salat, yaşanan sıkıntıları şu sözlerle özetledi:

“Vatandaş kendi ürettiği buğdayını aşevine getiriyor. Biz burada işlemimizi nakit para karşılığı değil; öğütme hizmetinin karşılığı olarak yüzde 20 ila 30 oranında buğday, un veya kepek payı alarak yapıyoruz. Ancak yükselen elektrik faturaları, vergi yükü ve çalışan masrafları derken bu sistem bizi ekonomik olarak oldukça zor durumda bırakıyor.”

Batman’da TMO’nun İki Hububat Deposu Yenileniyor
Batman’da TMO’nun İki Hububat Deposu Yenileniyor
İçeriği Görüntüle

Muhabir: MUSTAFA KAYNAK