TARIM STRATEJİK BİR MESELEDİR
Saadet Partisi İl Başkanı Mehmet Fırat, tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda gıda güvenliğinin, milli güvenliğin ve bağımsızlığın temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Dünyada yaşanan savaşlar, salgınlar ve küresel krizlerin, kendi üretimini yapamayan ülkelerin temel ihtiyaçlarını dahi dışa bağımlı şekilde karşılamak zorunda kaldığını gösterdiğini belirtti.
2,6 MİLYON HEKTAR TARIM ARAZİSİ ÜRETİM DIŞINA ÇIKTI
Türkiye'nin sahip olduğu yüksek tarım potansiyeline rağmen son yıllarda önemli bir gerileme yaşandığını dile getiren Fırat, "2002 yılında 26 milyon 579 bin hektar olan tarım alanlarımız, 2025 yılı itibarıyla 23 milyon 978 bin hektara gerilemiştir. Son 23 yılda Ankara'nın yüzölçümünden daha büyük, yaklaşık 2 milyon 601 bin hektarlık tarım arazisi üretim dışına çıkmıştır." dedi.
Fırat, bunun üretimin azalması, ithalatın artması, gıda fiyatlarının yükselmesi ve gelecek nesillerin gıda güvenliği açısından ciddi riskler anlamına geldiğini kaydetti.
ÜRETİCİ ARTAN MALİYETLER ALTINDA EZİLİYOR
Kuraklık, su kaynaklarının azalması, enerji maliyetlerindeki artış ve yüksek üretim giderlerinin tarımı daha da zorlaştırdığını belirten Fırat, çiftçilerin en büyük sorununun üretmek değil, üretimi sürdürebilmek olduğunu söyledi.
Mazot, gübre, yem ve elektrik fiyatlarındaki artışın üreticiyi zor durumda bıraktığını ifade eden Fırat, birçok çiftçinin toprağını ekemez hale geldiğini, gençlerin ise tarımı geleceklerini kurabilecekleri bir sektör olarak görmediğini dile getirdi.
"ÜRETİM KÜLTÜRÜMÜZÜ KAYBETME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ"
Mehmet Fırat, mevcut tablonun devam etmesi halinde yalnızca üreticilerin değil, Türkiye'nin üretim kültürünün de zarar göreceğini belirterek, tarımın yeniden stratejik bir sektör olarak ele alınması ve üreticiyi destekleyen kalıcı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.




