Batman'da mısır hasadına başlayan çiftçiler, bu yıl yoğun yağışlar nedeniyle ekim ve hasat dönemlerinin geciktiğini, bunun da verim kaybına yol açtığını belirtti. Artan mazot, gübre, tohum ve ilaç maliyetlerinin üretim giderlerini yükselttiğini ifade eden çiftçiler, mısırın mevcut piyasa fiyatının maliyetlerini karşılamadığını söyledi.

Çiftçiler, özellikle mısır ekiminin yaklaşık 45 güne yayılması nedeniyle üretim sürecinin uzadığını, bazı bölgelerde verimin düştüğünü ve ürünün piyasada yeterli alıcı bulamadığını dile getirdi.

Üreticiler, devlet tarafından fiyat açıklanmasını, TMO'nun alım yapmasını ve mazot ile gübre başta olmak üzere girdi maliyetlerine yönelik desteklerin artırılmasını istedi.

Mısır üreticileri, yağışlar nedeniyle ekim ve hasat dönemlerinin uzamasının yanı sıra artan üretim maliyetlerinin de sezonu zorlaştırdığını belirtiyor.

Çiftçiler, mevcut fiyatların mazot, gübre, tohum ve ilaç giderlerini karşılamakta yetersiz kaldığını ifade ederek, üretimin sürdürülebilmesi için fiyat ve destek konusunda düzenleme yapılmasını talep ediyor.

Ramazan Akın

'Ekim süresi bu sene biraz sıkıntılı geçti'

Çiftçi Ramazan Akın, ailesiyle birlikte uzun yıllardır çiftçilik yaptıklarını belirterek, bu yıl yaklaşık bin dönüm alanda mısır ektiklerini söyledi.

Akın, 'Mesleğimiz çiftçilik. Ailece çiftçilik işiyle uğraşıyoruz. Ekim süresi bu sene biraz sıkıntılı geçti. Aile olarak bin dönüme yakın mısır ektik. Normalde mısır ekim sezonu mart ve nisan aylarıydı. Bu sene yoğun yağışlardan dolayı ekim, nisan ve mayıs ayının sonuna kadar sürdü. Bundan dolayı da mısırın yetişmesi yaklaşık 5 aylık bir süreyi buldu. Gübresi, tohumu ve ilacı gibi girdilerin tamamı bu 5 aylık süreçte kullanıldı.' dedi.

'Geç ekim verimi düşürdü'

Hasadın da yağışlar nedeniyle geciktiğini ifade eden Akın, 'Hasat da yağışlardan dolayı gecikti. Normalde bir ay önce hasadın bitmesi gerekirken, geç hasattan dolayı bölgede verim kaybı yaşandı. Bizim beklentimiz bin 700-bin 800 kilogram civarındayken şu an bin 600-bin 700 kilogram civarında bir verim bekliyoruz. Ancak bazı bölgelerde verim daha da düşmüş durumda. Şu an biçilen bölgelerde bin 200, bin 300 ve bin 500 kilogram civarında verimler alınıyor. Verimin düşmesinin nedenlerinden biri, bazı bölgelerde daha fazla yağış olması. Ekim zorlaştı. Araziler ikinci ürün gibi ekildi. Çünkü ekim zamanında yapılamadı. Biz 45 gün boyunca bu ürünü ekmekle uğraştık. Normalde 10 günde ekeceğimiz ürünü 45 günde ektik. Bu nedenle diğer çiftçilerin de ekimi çok gecikti ve verimler düştü.' ifadelerini kullandı.

'Maliyetimizin karşılığında 20 bin lira civarında fiyat bekliyoruz'

Mısır üretiminde maliyetlerin yükseldiğine dikkat çeken Akın, 'Bizim maliyetlerimiz 16-17 bin lira civarında. 16-17 bin lira olan maliyetimizin karşılığında beklentimiz 20 bin lira civarında bir fiyat. Çünkü bizim de kazanmamız gerekiyor. Ancak 16-17 bin lira maliyeti olan bir ürüne şu an piyasada 15 bin lira fiyat veriliyor. Fiyat da giderek düşüyor. Şu an piyasada 14 bin liraya alıcı bulunuyor. Bir hafta önce bile 15 bin liraya alıcı bulunurken, şu anda fiyat 14 bin liraya düşmüş durumda. Devlet resmi olarak bu sene bir fiyat açıklamadı. Devletin makul destekleri var, desteklerde bir sorun yok. Ancak fiyat açıklanmadığından dolayı sıkıntı yaşıyoruz. Bizim beklentimiz 20 bin lira civarında bir fiyat, fakat piyasadaki fiyat şu an düşük.' dedi.

'Şu an zararına çalışıyoruz'

Artan girdi maliyetlerinin üreticiyi zorladığını belirten Akın, özellikle mazot ve gübre konusunda destek beklediklerini dile getirerek konuşmasına şöyle devam etti:

'Maliyetler konusunda da destek istiyoruz. En büyük maliyetlerimiz mazot ve gübre. Gübrede ve mazotta bir destek olsaydı maliyetlerimiz biraz düşer ve bu durum bizi rahatlatırdı. Bunu da devletten bekliyoruz. Şu an zararına çalışıyoruz. Aile olarak yıllardır bu işi yapıyoruz. En az bin dönüm mısır ekiyoruz. Bu maliyetlerde devlet desteği olmuş olsaydı daha fazla üretim yapacaktık. Ancak mevcut durumda zarar ediyoruz.'

'Çiftçinin beklentisi fiyatın uygun şekilde açıklanması'

Çiftçinin temel beklentisinin ürünün maliyetini karşılayacak bir fiyat açıklanması olduğunu vurgulayan Akın, 'Çiftçinin devletten beklentisi öncelikle fiyatın uygun şekilde açıklanmasıdır. Bizim maliyetimiz belli. Gübre, tohum ve mazot maliyetleri yükselmiş durumda. Bunlardan dolayı devletin bize uygun bir fiyat açıklamasını bekliyorduk ancak açıklamadı. Bunun dışında en azından bu zararımızın desteklerle karşılanması da iyi olur. Çünkü ürünü biçmek ve satmak zorundayız. Devletten bunu bekliyoruz. Desteklerle veya mazot ve gübre desteğiyle zararımızın karşılanmasını istiyoruz.' ifadelerini kullandı.

Gercüş'te 'Hayat Namazla Güzeldir' etkinliği düzenlendi
Gercüş'te 'Hayat Namazla Güzeldir' etkinliği düzenlendi
İçeriği Görüntüle

'Mısırın kalitesi iyi ancak maliyetler yüksek'

Mısırın kalitesinin iyi olduğunu belirten Akın, 'Mısırın kalitesi şu an yine iyi. Geçen sene de bu sene de aynı kalitede mısırımız var. Bazı yayın organlarında kalitenin düşük olduğu ifade ediliyor ancak genel olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde, bizim bölgemizde mısırın kalitesi çok iyi. Yurt dışından gelen mısıra göre bizim mısırımızın kalitesi çok daha iyi. Ancak fiyat ve maliyet konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Çünkü ürünün ilaçlaması var. Geçmiş yıllarda iki çeşit ilaç kullanırken şimdi beş-altı çeşit ilaç kullanıyoruz. Böceklerle mücadele, tohum ve diğer girdilerin tamamı maliyet oluşturuyor. Bunlar olmazsa bu ürünü alamayız. Bunlar için de devletten destek bekliyoruz. Ya da maliyetlerimizi karşılayacak bir fiyat açıklanırsa en azından zarar etmeyelim. Ürüne yaptığımız masrafı karşılayamıyoruz. Bu nedenle devletten destek bekliyoruz.' dedi.

İkram Özgün

'Mısır 14 bin liraya bile alıcı bulmuyor'

Bir diğer çiftçi İkram Özgün ise bu yıl ekimin geç yapılması nedeniyle verimin düştüğünü ve ürünün beklenen fiyata ulaşmadığını söyledi.

Özgün, 'Bu sene çok geç ekim yaptık. Normalde her sene mart ayında ekiyorduk, bu sene nisan ayında ektik. Nisan ayından sonra ekim yapıldı. Verim normalde bin 700-bin 800 kilogram civarında oluyordu ancak bu sene verim düştü. Verim istediğimiz gibi gelmedi. Fiyat konusunda beklentimiz 19-20 bin liraydı. Şu an fiyat 14 bin lira, hatta biraz daha düşmüş durumda. Mazot geçen sene yaklaşık 40 liraydı, şimdi 100 lirayı geçmiş durumda. Gübreyi geçen sene 19 bin liraya almıştık, şu an 40 bin lira civarında. Tohumu da geçen sene 5 bin 5 bin 500 lira civarında alıyorduk, bu sene 13 bin liraya aldık.' dedi.

'Kamyonlar burada, biçilecek ürünler burada ama biçemiyoruz'

Girdi maliyetlerindeki artış ile mısır fiyatındaki değişimin aynı oranda olmadığını belirten Özgün, 'Yani her şey yüzde 100, yüzde 150 artarken mısırın fiyatı yaklaşık yüzde 30 oranında arttı. Geçen sene 10-11 bin liraya sattığımız mısır şu anda 14 bin liraya bile alıcı bulmuyor. Alıcı da yok, devlet de yeterli desteği vermiyor. Devlet herhangi bir şekilde serbest piyasaya müdahale etmiyor. TMO'nun alım yapmaması nedeniyle serbest piyasa da ürün almak istemiyor. Yer yok. Depolar dolu, depoları doldurmuşlar. Şu an mısırımız para etmiyor. Perişan olmuş durumdayız. Kamyonlar burada, biçilecek ürünler burada ama biçemiyoruz. Çünkü alan yok, kimse almıyor.' ifadelerini kullandı.

'TMO'nun alım yapmasını istiyoruz'

Gelecek yıl ne ekecekleri konusunda endişe yaşadıklarını belirten Özgün, 'Gelecek sene ne yapacağız, bunu neye çevireceğiz bilmiyoruz. Buğday da para etmiyor, hiçbir şey para etmiyor. Ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız. Devletten talebimiz TMO'nun alım yapması ve güzel bir fiyat vermesidir. Ya da çiftçilere yeterli ve makul bir destek verilmesini istiyoruz. Bu çiftçilik nereye gidecek? Devletten destek bekliyoruz.' dedi. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA