Çocukların ve gençlerin ekran karşısında geçirdiği sürenin her geçen gün artması, ekran bağımlılığının dikkat, saldırganlık, sosyalleşme, aile ilişkileri ve günlük yaşam üzerindeki etkilerini yeniden gündeme getiriyor.
Ekran kullanımının çocukların gelişimine etkileri ve ailelerin bu konuda alması gereken önlemler hakkında değerlendirmelerde bulunan Psikolog Azad Eşiyok, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada, ekran bağımlılığının çocuklar üzerindeki etkilerine işaret etti.
Eşiyok, özellikle çocukların şiddet içeriklerine maruz kalmasının okullardaki saldırgan ve zarar verici davranışlarla bağlantılı olabileceğine dikkat çekerek, ailelerin çocuklarını artık sokaktan olduğu kadar ekrandan da koruması gerektiğini vurguladı.
Günümüzde çocukların ve gençlerin ekran karşısında geçirdiği sürenin ciddi boyutlara ulaştığına dikkat çeken Eşiyok 'Ekran bağımlılığı, Türkiye'de ciddi bir sorun hâline gelmiş durumda. Yapılan araştırmalarda, Türkiye'de kişi başı ortalama 6-7 saatin ekran karşısında geçirildiği tespit edilmiş. Bu durumu bir lise veya ortaokul öğrencisi için düşündüğümüzde, örneğin dört yıllık lise hayatının neredeyse bir yılı ekran karşısında geçmektedir. Bu ciddi bir istatistiki veridir.' ifadelerini kullandı.
'Gerçekten de sosyal hayata baktığımızda çocukların ellerinde tablet ve telefonlarla özellikle internetin çektiği okul kenarlarında ve köşe başlarında çeşitli oyunlar oynadığını görüyoruz. Adeta bir zombi gibi önünü görmeyip kanalizasyon çukurlarına düşenleri, kafasını direklere çarpanları izliyoruz.' diyen Eşiyok 'Gerçekten de bu ekran bağımlılığının gençlerimizi ne hâle getirdiğini ibretle takip etmekteyiz. Dünya Sağlık Örgütü de ekran bağımlılığını ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak kabul etmektedir. Yapılan bazı araştırmalarda, neredeyse uyuşturucu bağımlılığına yakın zararlı etkilerinin olduğuna dair veriler bulunmaktadır.' şeklinde konuştu.
'Ekran bağımlılığı çocuğun dikkat ve odaklanma süresini kısaltıyor'
Ekran bağımlılığının çocukların zihinsel gelişimi üzerindeki etkisine değinen Eşiyok 'Ekran bağımlılığının en önemli zararı çocuğun beynine ve zihnine vermesidir; özellikle dikkat ve odaklanma süresini kısaltmaktadır. Bunu bir örnekle açıklayacak olursak: Ekran karşısında vakit geçiren bir genç, özellikle sosyal medyadaki kısa videolar arasında konudan konuya atlamaktadır. Çocuk ekranı kaydırarak 2-3 saniye spor, 2-3 saniye oyun, 2-3 saniye siyaset, 2-3 saniye de şiddet içerikli bir görsel izliyor. Bu durum çocukta dikkat dağınıklığına ve odaklanma süresinin kısalmasına sebebiyet veriyor; çocuğun çabuk sıkılmasına ve dikkatini toplayamamasına yol açıyor. Anne babaların bu konuya özellikle dikkat etmesi gerekir. Çünkü bir dakikalık videoya bile tahammül edemeyip sürekli konudan konuya atlayan bir çocuk, 40 dakikalık bir derse nasıl odaklansın? Bu nedenle kısa videoların ve internetin çocuklara ciddi zararlar verdiğini belirtebiliriz.' dedi.

'Sessizleşen ve kabuğuna çekilen çocuk tehlikeli bir işarettir'
Ekranın çocukların sosyalleşmesi üzerindeki etkisine dikkat çeken Eşiyok, şöyle devam etti:
'İkinci zarar, çocuğun sosyalleşmesine ve topluma karışmasına engel olmasıdır. Çocuk kendi kabuğuna çekilip odasında saatlerce kalıyor. Anne babalar ise 'Çocuğum sessiz, gürültü yapmıyor, bize problem çıkarmıyor' diyerek bunu olumlu bir durum gibi algılıyor. Oysa çocuğun o odada kimlerle görüştüğünün, kimlerle vakit geçirdiğinin ve hangi dijital ortamlarda ne tür zararlı içeriklere maruz kaldığının farkında değiller. Sessizleşen ve kabuğuna çekilen bir çocuk bizim için tehlikeli bir işarettir.'
'Algoritmalar çocuğun kişiliğini şekillendirebiliyor'
Ekranın çocukların ahlaki gelişimine etkisine değinen Eşiyok 'Ekran, çocuğun ahlaki gelişimini de olumsuz etkiliyor. Günümüz şartlarında çocuğun ahlakını sadece anne baba veya toplum olarak kendimizin şekillendirdiğini sanıyoruz. Ancak algoritmaların ve ekran bağımlılığının çocuğun ahlakını ve kişiliğini ne hâle getirdiğine dünya şahittir. Anne baba çok farklı bir yapıda iken çocuk tamamen farklı bir yapıda yetişebiliyor. Algoritmaların çocuğun kişiliğini nasıl şekillendirdiğini net bir şekilde görebiliyoruz.' dedi.
'Ekran kullanımı göz problemleri ve obeziteyi artırıyor'
Çocukların uzun süre ekran karşısında kalmasının fiziksel etkilerine de değinen Eşiyok, şunları söyledi:
'Sürekli ekrana maruz kalmaktan ötürü çocuklarda göz problemleri artmaktadır. Diğer bir sorun ise obezitedir. Anneler sırf çocuk yemeğini yesin diye önüne ekran koyabiliyor, bu da obeziteyi tetikliyor. Ayrıca hızlı görsellere ve içeriklere maruz kalan çocuklarda ergenlik yaşının erkene çekildiği tespit edilmiştir. Daha önce 14-15 yaşlarında ergenliğe giren çocukların bu yaş sınırı 11-12'ye kadar düşmüştür.'
'Ekranlar çocuklara şiddeti öğretiyor'
Ekran kullanımının çocukların davranışları, akademik başarısı ve uyku düzeni üzerindeki etkilerine değinen Eşiyok 'Ekranlar çocuklara şiddeti öğretiyor. Okullardaki saldırgan ve zarar verici davranışlar ekrandan bağımsız değildir. Bununla birlikte odaklanma ve hafıza sorunları nedeniyle akademik başarının düştüğünü, gece geç saatlere kadar ekran başında kalındığı için uyku düzeninin bozulduğunu görüyoruz. Uykusuz bir çocuğun sabah okula gittiğinde derslerine odaklanması mümkün olmamaktadır.' ifadelerini kullandı.
'Çocuğun ekran kullanımında kontrolü kaybetmesi bağımlılık işaretidir'
Ekran bağımlılığının nasıl anlaşılabileceğini anlatan Eşiyok 'Çocuk ekran kullanımında süreyi ve kontrolü sağlayamıyorsa, aileyle sürekli daha fazla oynamak için pazarlık yapıyorsa bu durum bağımlılık işaretidir. Ekran elinden alındığında veya 'Telefonu/tableti bırak' dendiğinde çocuk aşırı öfke ve saldırgan davranışlar sergiliyorsa bağımlılık söz konusudur. Akademik başarının düşmesi ve fiziksel/sağlıksız problemlerin baş göstermesi bağımlılığı ifade eder.' diye konuştu.
'Artık çocukları sokaktan olduğu kadar ekrandan da korumak gerekiyor'
Ailelerin ekran bağımlılığı konusunda bilinçli olması gerektiğini vurgulayan Eşiyok 'Anne babalar, bu ekranın çocuğun aile yapısına, ahlakına ve kişiliğine zarar verdiğinin bilincinde olmalıdır. Tehlikenin büyüklüğü fark edildiğinde çözüm adımları daha rahat atılır. Eskiden anne babalar çocuklarını sokaktan korurken, artık ekrandan korumak zorundadır. Çünkü sokağın veremediği zararın çok daha fazlasını ekran verebilmekte; tek bir tıkla her türlü olumsuz içerik çocuğun önüne gelebilmektedir.' dedi.
'Çocuğun duygusal boşluğunu ebeveynler doldurmalı'
Ekran bağımlılığının altında yatan nedenlerden birinin ilgi ve sevgi eksikliği olduğunu belirten Eşiyok, konuşmasını şöyle tamamladı:
'Çocuklardaki bu bağımlılığın çoğunlukla ilgi ve sevgi eksikliğinden, yani duygusal boşluktan kaynaklandığı unutulmamalıdır. Aile çocukla iyi bir iletişim kuramadığında çocuk ekrana yönelmektedir. Mutfakta iş yaparken çocuğun eline telefonu verip onu ilgiden mahrum bırakan ebeveyn, bağımlılığa zemin hazırlamış olur. Çocuğun bağımlı olmaması için o duygusal boşluğun ebeveynler tarafından doldurulması gerekir.' (İLKHA)





