Uluslararası Esnaf Birliği (UEB) Batman İl Başkanı Mehmet Sıddık Çiftçi, Türkiye'de sanayi alanlarında yaşanan ara eleman ihtiyacına, meslek liselerine yönelik toplumsal ön yargılara ve mesleki eğitim alan gençlerin istihdam imkanlarına ilişkin İLKHA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Mehmet Sıddık Çiftçi, Türkiye'nin özellikle imalat, mobilya ve otomotiv sektörlerinde ciddi ara eleman ihtiyacı bulunduğunu belirterek, meslek liselerine yönelik ön yargıların aşılması gerektiğini söyledi.

Mesleki eğitimin gençlerin erken yaşta meslek edinmesini ve istihdam edilmesini sağladığını ifade eden Çiftçi, mevcut sistemde okul ile işletme arasındaki uygulamalı eğitimin önemli olduğunu ancak aile, öğrenci, işletme ve okul arasındaki iş birliği ile denetimin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Mesleki eğitim alan gençlerin kendilerini iyi yetiştirmeleri halinde iş arayan değil, aranan eleman konumuna gelebileceğini belirten Çiftçi, üniversiteler, sanayi kuruluşları ve meslek liseleri arasındaki iş birliğinin artırılmasını istedi.

Çocukların yetenek ve ilgilerinin ortaokul çağından itibaren gözlemlenerek uygun mesleklere yönlendirilmesi gerektiğini söyleyen Çiftçi, meslek sahibi olmanın en az üniversite eğitimi kadar değerli olduğunun topluma ve gençlere anlatılması gerektiğini ifade etti.

Mehmet Sıddık Çiftçi

'Mobilyacılıkta ve otomotivde ara eleman ihtiyacı var'

Çiftçi 'Türkiye'nin sanayi alanlarında, özellikle imalat sektöründe ciddi bir ara eleman ihtiyacı var. Örneğin mobilyacılıkta; hem döşeme ve imalat kesiminde hem de koltuk-divan yapımı gibi alanlarda sanayide ara eleman ihtiyacı bulunmaktadır. Otomotiv sektöründe ise motor, oto elektrik ve kaporta bölümlerinde eleman eksikliği olduğunu görüyoruz.'

'Meslek liselerine yönelik ön yargıların aşılması toplumsal bir sorumluluktur'

Meslek liselerine yönelik ön yargıların aşılması gerektiğini vurgulayan Çiftçi 'Meslek liselerine yönelik ön yargıların aşılması toplumsal bir sorumluluktur. Aileler, bireyler, okullar, devletimiz ve toplumun tüm kesimleri bu konuda duyarlılık oluşturmalıdır. Çünkü işsizlik, geçim sıkıntısı ve hayat pahalılığı toplumsal meselelerdir.' dedi.

Çocukların mesleki eğitime yönlendirilmesinin hem gençlerin meslek sahibi olmasına hem de sanayinin yetişmiş eleman ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayacağını belirten Çiftçi, şöyle konuştu:

'Bizler ebeveyn olarak çocuklarımızı mesleki eğitime yönlendirdiğimiz zaman, çocuklarımız bir meslek öğrenecek, daha erken yaşta hayata atılacak ve meslek sahibi olacaktır. Böylece işsizlik ve geçim sıkıntısı çekmeyecekler; sanayimiz de yetişmiş elemana kavuşacaktır. İşsizlik azalacak ve toplumdaki başıboşluk da bir nebze olsun düzelecektir.'

'Önemli olan bu sistemi tam anlamıyla tatbik edebilmektir'

Çiftçi, mevcut mesleki eğitim sisteminin pratik açıdan önemli imkanlar sunduğunu ifade ederek şunları söyledi:

'Şu anda öğrencilerimizin okulda öğrendikleri yüzde yüz örtüşmese de bu durum zamanla oturacaktır; yeter ki biz öğrencilerimizi mesleki eğitime yönlendirelim. Mevcut sistem fena değil: Çocuk mesleki eğitim veren bir okula kayıtlı oluyor; haftanın 1 günü okula gidip teorik eğitim alırken 5 günü de sanayide veya işletmede o sanatı ve mesleği öğrenmeye gidiyor. Bu pratik açıdan oldukça faydalıdır ve iyi bir yetişme imkânı sağlar. Ancak önemli olan bu sistemi tam anlamıyla tatbik edebilmektir. Hem ebeveynlerin hem çocuğun kendisinin hem de staj görülen işletmenin içinde yer aldığı güçlü bir mekanizma kurulmalı ve okullarımız da bu süreci iyi denetlemelidir.'

'Mesleki eğitim alan gençlerimizin yüzde 99'u istihdam edilebilecek durumda'

Mesleki eğitim alan gençlerin istihdam imkanlarının yüksek olduğunu belirten Çiftçi 'Meslek eğitimi alan gençlerimizin yüzde 99'u istihdam edilebilecek durumdadır. Önemli olan gencin kendini yetiştirmesidir. Burada biz ebeveynlere, okul eğitimine, doğru yönlendirmeye ve toplumsal duyarlılığa çok büyük görev düşüyor. Eğer çocuğu iyi motive eder, doğru yönlendirir ve mesleğin önemini kavratırsak, o gencimiz iş arayan değil, 'aranan eleman' statüsüne gelecektir. Önemli olan bizlerin gerekli donanımı ve eğitimi verebilmesidir. Çocuk boş bir CD ya da kaset gibidir; ne verirseniz onu alır. Yeter ki eğitimi tam verelim, Allah'ın izniyle istihdam konusunda sıkıntı yaşanmaz.' diye konuştu.

'Üniversiteler, sanayi kuruluşları ve liselerimiz arasındaki iş birliği sürekli gündemde tutulmalı'

Çiftçi, özellikle öğrencilerin erken yaşta meslekler konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, 'Sanayi kuruluşları meslek liselerine destek veriyor ama aralarındaki iş birliğini zayıf görüyorum. Üniversiteler, sanayi kuruluşları ve liselerimiz arasındaki iş birliği sürekli gündemde tutulmalı ve işlenmelidir. Seminerler, duyurular ve bilgilendirmelerle; hatta okullara bizzat gidilerek ortaokul çağındaki çocuklarda bu farkındalık oluşturulmalıdır.' ifadelerini kullandı.

Fırınlarda usta-çırak geleneği tehlikede: Yeni eleman yetiştiremiyoruz
Fırınlarda usta-çırak geleneği tehlikede: Yeni eleman yetiştiremiyoruz
İçeriği Görüntüle

'Bir meslek sahibi olmanın en az üniversite diploması kadar önemli olduğunu çocuklarımıza kavratmalıyız'

Meslek sahibi olmanın üniversite eğitimi kadar değerli olduğunun gençlere anlatılması gerektiğini vurgulayan Çiftçi, şu ifadelere yer verdi:

'Asıl mesele budur. Bir meslek sahibi olmanın en az üniversite diploması kadar önemli olduğunu çocuklarımıza kavratmamız gerekiyor. Genç yaşta çocuklarımızı gözlemleyip hangi meslek dalına meyli ve yatkınlığı varsa ortaokul çağlarında onları o alana yönlendirmeliyiz. Diplomalı işsizler yetiştireceğimize, aranan meslek sahibi bireyler yetiştirmeliyiz. Liselerimiz, okullarımız, anne-babalar, toplum ve sanayi bu bilinçle hareket etmelidir. Gençlerle görüştüğümde de hep şunu söylüyorum: Okusanız da okumasanız da mutlaka bir meslek öğrenin, çalışma hayatına girip o tecrübeyi kazanın.'

Çiftçi, ailelerin çocuklarını küçük yaşlardan itibaren mesleklere yönlendirmesinin önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:

'Her ebeveyne çocuklarını ortaokul yaşlarından itibaren yazları veya uygun zamanlarda bir mesleğe yönlendirmelerini tavsiye ediyorum. Çocuk üniversiteye gitse dahi elinde bir mesleği, zanaatı olsun. Bu tekstil, mobilya, mermercilik ya da sanayinin farklı kolları olabilir. Hem okuyup hem meslek öğrenmek zor değildir; yürütülebilir bir süreçtir. Aileler bunu gözlerinde büyütmemelidir. Bu sayede mesleğin de en az üniversite eğitimi kadar değerli olduğu ortaya çıkacak; başarılarımız artacak, ailece huzurlu olacağız ve toplumsal gelişim sağlayacağız.' (İLKHA)

Kaynak: İLKHA