<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Batman Rehber Gazetesi - Batman haber, sondakika haberleri</title>
    <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com</link>
    <description>Batman haber, sondakika haberleri, gazeteleri, Batman petrolspor, en güncel Türkiye ve dünya haberleri için bizi takip etmeyi unutmayın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 06 Aug 2026 00:41:40 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğuştan Yapışık İki Böbreği Olan Hasta Kapalı Ameliyatla Sağlığına Kavuştu]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/dogustan-yapisik-iki-bobregi-olan-hasta-kapali-ameliyatla-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/dogustan-yapisik-iki-bobregi-olan-hasta-kapali-ameliyatla-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesine böbrek anormalisi bulunan hasta kapalı ameliyatla tedavi edilerek sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nadir Anomali ve Teşhis Süreci</strong></p>

<p>Doğuştan sol tarafında birbirine yapışık iki böbreği bulunan ve idrar kanallarından birinin tıkalı olması nedeniyle sürekli enfeksiyon ile şiddetli ağrı şikayetleri yaşayan Ecrin Tekince, Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. Hastanede gerçekleştirilen tetkiklerde, bu doğumsal anomali sebebiyle böbreğin işlevini kaybeden yarısının alınması gerektiği tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İl Düzeyinde İlk Defa Uygulanan Laparoskopik Müdahale</strong></p>

<p>Üroloji Uzmanı Op. Dr. Ekrem Yıldırak tarafından yürütülen süreçte, çalışmayan böbrek dokusunun çıkarılması için kapalı ameliyat (laparoskopi) yöntemi tercih edildi. Söz konusu hassas cerrahi işlemle, işlevsiz böbrek dokusu vücuttan çıkarıldı. Bu operasyon, Batman'da kapalı yöntemle gerçekleştirilen ilk böbrek anomalisi ameliyatı olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong>Taburculuk Süreci</strong></p>

<p>Cerrahi müdahalenin ardından hastanın iyileşme süreci sorunsuz bir şekilde tamamlandı. Sağlığına kavuşan Ecrin Tekince, yapılan son kontrollerinin ardından hastaneden taburcu edildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MUSTAFA KAYNAK</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yerel</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/dogustan-yapisik-iki-bobregi-olan-hasta-kapali-ameliyatla-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/08/dogustan-yapisik-iki-bobregi-olan-hasta-kapali-ameliyatla-sagligina-kavustu-8.jpg" type="image/jpeg" length="50306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Köse: Anne sütü bebeğin ihtiyacına göre hazırlanan en değerli gıdadır]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/dr-kose-anne-sutu-bebegin-ihtiyacina-gore-hazirlanan-en-degerli-gidadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/dr-kose-anne-sutu-bebegin-ihtiyacina-gore-hazirlanan-en-degerli-gidadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anne sütünün bebeğin bağışıklığını güçlendiren en değerli besin olduğunu belirten Bursa Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Tülay Köse, emzirmenin hem bebeğin sağlıklı gelişimini desteklediğini hem de annenin sağlığına önemli katkılar sunduğunu, hiçbir gıdanın anne sütünün yerini tutamayacağını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında anne sütünün bebek sağlığı üzerindeki hayati önemine dikkat çekiliyor. Uzmanlar, doğal bir bağışıklık kaynağı olan anne sütünün bebekler için en değerli besin olduğunu belirtiyor.</p> <div class='embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube' data-align='none' data-oembed='https://youtu.be/XuUetVEkQYc' data-oembed_provider='youtube' data-resizetype='noresize' data-title='https://youtu.be/XuUetVEkQYc'><iframe allowfullscreen='true' allowscriptaccess='always' frameborder='0' height='349' scrolling='no' src='//www.youtube.com/embed/XuUetVEkQYc?wmode=transparent&jqoemcache=1BlI3' title='https://youtu.be/XuUetVEkQYc' width='425'></iframe></div> <p>Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Tülay Köse, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada, anne sütünün bebeğin bağışıklığını güçlendiren en değerli besin olduğunu belirterek, doğumdan sonraki ilk saatlerde anne ve bebeğin buluşturulmasının önemine dikkat çekti.</p> <p>Köse, emzirmenin bebeğin sağlıklı gelişimine ve annenin sağlığına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.<strong> </strong></p> <p><strong>'Anne sütü doğal bir bağışıklık kaynağıdır'</strong></p> <p>Anne sütü, doğal bir bağışıklık kaynağı olduğunu belirten Köse, 'Anne sütü her an taze olan ve bebeğin ihtiyacına binaen mevcut bulunan en değerli gıdadır. Hiçbir bebek bu gıdadan mahrum bırakılmamalıdır. Çocuğun hem psikolojik ve ruhsal açıdan sağlıklı gelişimi hem de annenin çabucak toparlanması için, ayrıca kadınlarda çok görülen meme kanserinin önlenmesine katkı sağlaması nedeniyle emzirmeyi tavsiye ediyoruz.' diye belirtti.</p> <p><strong>'Hiçbir gıda anne sütünün yerini tutamaz'</strong></p> <p>Anne ile bebeğin, doğum gerçekleşir gerçekleşmez, sezaryen ya da normal doğum fark etmeksizin, mutlaka ilk saatlerde buluşturulması gerektiğini söyleyen Köse, 'Bu buluşma hem anne hem de bebek için, ayrıca aralarında kurulacak bağ açısından son derece değerlidir. Bebek sadece acıktığı için ağlamaz. Eğer anne bebeğini belirli aralıklarla emziriyor, sıvı alımına ve istirahatine dikkat ediyorsa, yeterli miktarda anne sütüne sahip olacaktır. Çok yemek, anne sütünü artırmaz. Bebek alması gereken ortalama kiloyu alıyorsa, ağlıyor olmasına rağmen anne sütü yeterlidir. Doğar doğmaz başka gıdalar değil, mutlaka anne sütü verilmesi gerekir. Hiçbir gıda anne sütünün yerini tutamaz.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'İlk 6 ayda bebekler sadece anne sütü ile beslenmeli'</strong></p> <p>Yeni doğan bebeklerin ilk 6 ay mutlaka sadece anne sütü ile beslenmesi gerektiğini ifade eden Köse, 'Anne sütü ile beslenmenin, ek gıdalarla birlikte en az iki yıl sürdürülmesini, hatta mümkün olduğu sürece devam ettirilmesini tavsiye ediyoruz. Ancak ilk 6 ay yalnızca anne sütünü öneriyoruz. Anne, bol sıvı tükettiğinde ve yeterli, dengeli beslendiğinde Allah'ın izniyle bebeğini besleyebilecek yeterli anne sütünü üretecektir. Yeterli dinlenmesi, çevresinden gereksiz baskı görmemesi, sürekli telkinlere maruz kalmaması ve anne ile bebeğin doğal olarak birbirlerine alışma sürecine bırakılması önemlidir. Anne kendini rahat hissedip sıvı alımına ve istirahatine dikkat ettiğinde, anne sütü doğal olarak yeterli miktarda olacaktır.' diye konuştu. </p> <p><strong>'Sağlık kuruluşlarımız anne sütü danışmanlığı veriyor'</strong></p> <p>Bursa, 'Altın Bebek Dostu' bir il olduğunu vurgulayan Köse, sözlerini şöyle tamamladı:</p> <p>'Kentteki tüm sağlık kuruluşlarında görev yapan ebe ve hemşire arkadaşlarımız, anne sütü konusunda danışmanlık hizmeti verebilecek donanıma sahiptir. Bursa'daki hastanelerimizde laktasyon kliniği olarak hizmet veren polikliniklerimiz mevcuttur. Vatandaşlarımız bu polikliniklere başvurarak annelere doğru emzirme ve beslenme teknikleri konusunda danışmanlık hizmeti alabilirler.' diye konuştu. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Bursa</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/dr-kose-anne-sutu-bebegin-ihtiyacina-gore-hazirlanan-en-degerli-gidadir</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/08/dr-kose-anne-sutu-bebegin-ihtiyacina-gore-hazirlanan-en-degerli-gidadir.JPG" type="image/jpeg" length="89587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından zayıflama iğneleri uyarısı: Kontrolsüz kullanım ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-zayiflama-igneleri-uyarisi-kontrolsuz-kullanim-ciddi-saglik-sorunlarina-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-zayiflama-igneleri-uyarisi-kontrolsuz-kullanim-ciddi-saglik-sorunlarina-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda kullanımı hızla artan zayıflama iğnelerine ilişkin uyarılarda bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Cemil Kuba, bu ilaçların yalnızca uzman hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini belirterek, bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımın ciddi yan etkilere neden olabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda kilo vermek isteyenler arasında yaygınlaşan zayıflama iğneleri, sağladığı hızlı kilo kaybının yanı sıra bilinçsiz kullanıma bağlı oluşturabileceği sağlık riskleri nedeniyle de uzmanların gündeminde yer alıyor.</p>

<div class="embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube" data-align="none" data-oembed="https://youtu.be/k1GzQ6KfWJ0" data-oembed_provider="youtube" data-resizetype="noresize" data-title="https://youtu.be/k1GzQ6KfWJ0"><iframe allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" frameborder="0" height="349" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="//www.youtube.com/embed/k1GzQ6KfWJ0?wmode=transparent&amp;jqoemcache=wPKJi" title="https://youtu.be/k1GzQ6KfWJ0" width="425"></iframe></div>

<p>Kontrolsüz kullanımın ciddi yan etkilere yol açabileceğine dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Operatör Doktor Mehmet Cemil Kuba, zayıflama iğnelerinin mutlaka uzman hekim gözetiminde kullanılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>İLKHA muhabirine konuşan Op. Dr. Mehmet Cemil Kuba, zayıflama iğnelerinin obezite tedavisinde önemli bir seçenek olduğunu ancak kontrolsüz kullanımın ciddi riskler taşıdığını söyledi.</p>

<p><img alt="" height="910" src="https://ilkha.com/upload/img/c1557d4c-b6ec-427b-a4c7-7b90e127279d.jpg" width="1366" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Doktor Mehmet Cemil Kuba</strong></p>

<p><strong>'Zayıflama iğneleri obezite tedavisinde elimizde güçlü bir koz haline geldi'</strong></p>

<p>Son bir yılda zayıflama iğnelerinin hem dünyada hem de Türkiye'de büyük ilgi gördüğünü belirten Mehmet Cemil Kuba, şunları söyledi:</p>

<p>'Zayıflama iğneleri son bir yılda gerçekten hem dünyada hem ülkemizde çok popüler olmuştur. Bazı noktalarda obezite hastalarıyla mücadelede elimizde çok güçlü bir koz haline gelmiştir.'</p>

<p><strong>'Hastalarımız bunu çok bilinçsiz ve kontrolsüzce kullanmaktadırlar'</strong></p>

<p>İlaçların uzman kontrolü dışında kullanılmasının ciddi bir yanlış olduğunu ifade eden Kuba, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>'Yalnız büyük bir sıkıntımız var: Hastalarımız bunu çok bilinçsiz ve kontrolsüzce kullanmaktadırlar. Zayıflama iğneleri evde tek başına uygulanacak; 'Komşum yaptı, işe yaradı, ben de yapayım, ben de deneyeyim.' denilecek iğneler değildir. Bunlar evet, çok güzel kilo verdiren ancak bir o kadar da yan etkisi ve sıkıntısı olabilen ilaçlardır. Her ilaç gibi doktor ve özellikle diyetisyen kontrolünde uygulanması gereken iğnelerdir.'</p>

<p><strong>'Bu ilaçların ciddi erken ve geç yan etkileri bulunmaktadır'</strong></p>

<p>Zayıflama iğnelerinin etki mekanizmasına ve kullanım şekline değinen Kuba, ilaçların gelişigüzel kullanılmaması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>'Bunlar GLP-1 analogları olup iştah hormonları gibi davranarak beyindeki iştah merkezini baskılarlar. Hastalarımız tarafından eczanelerden çok rahat alınıp evde kendi kendilerine kullanılmaktadır. Bu büyük bir yanlıştır; çünkü bu ilaçların ciddi erken ve geç yan etkileri bulunmaktadır. Uygulamanın; obezite cerrahisi veya dahiliye uzmanı gibi bu işten anlayan bir doktorun kontrolünde yapılması gerekmektedir.'</p>

<p><strong>'Yan etkileri önceden yapılan testlerle tespit edebiliyoruz'</strong></p>

<p>Söz konusu ilaçların çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade eden Kuba, düzenli kontrollerin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>'Ciddi yan etkileri arasında ishal, kabızlık, safra kesesi taşı, pankreas iltihabı (pankreatit) ve uzun dönem kullanımlarda tiroit medüller kanseri ile optik nörit dediğimiz göz siniri hasarı gibi birçok rahatsızlık yer alır. Bizler önceden yapılan ve aylık tekrarlanan testlerle bu yan etkileri önceden görüp tespit edebiliyoruz.'</p>

<p><strong>'Mutlaka uzman doktor kontrolünde kullanın'</strong></p>

<p>Vatandaşlara uyarılarda bulunan Kuba, zayıflama iğnelerinin bilinçsiz şekilde kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>'O yüzden halkımızdan ricamız şudur: Evet, obezite bir halk sağlığı sorunudur. Zayıflama iğneleri bizim için büyük bir avantaj ve güçlü bir tedavi seçeneğidir. Ancak bunları kontrolsüz bir şekilde evde kullanmayınız. Mutlaka bu alanda uzman bir doktorun kontrolünde kullanmanızı tavsiye ederiz.' <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Batman, Sağlık</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-zayiflama-igneleri-uyarisi-kontrolsuz-kullanim-ciddi-saglik-sorunlarina-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/08/uzmanindan-zayiflama-igneleri-uyarisi-kontrolsuz-kullanim-ciddi-saglik-sorunlarina-yol-acabilir.jpg" type="image/jpeg" length="34165"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Güneş: Emzirmede en büyük hata 'Sütüm gelmiyor' deyip vazgeçmek]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/dr-gunes-emzirmede-en-buyuk-hata-sutum-gelmiyor-deyip-vazgecmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/dr-gunes-emzirmede-en-buyuk-hata-sutum-gelmiyor-deyip-vazgecmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Abdulhakim Güneş, doğumdan sonraki ilk günlerde süt gelmediği düşüncesiyle mamaya başlanmasının en büyük hatalardan biri olduğunu belirterek, 'Bazı annelerde süt 1-2 hafta sonra da gelebilir. Bu nedenle emzirmeden vazgeçmeyin.' çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güneş, Türkiye'de emzirme oranının yaklaşık yüzde 65 seviyesinde kaldığını belirterek, annelerin yanlış yönlendirmeler ve toplumsal baskılar nedeniyle emzirmeyi erken bırakabildiğine dikkat çekti.</p> <p>'1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası' dolayısıyla açıklamalarda bulunan Dr. Güneş, anne sütünün yalnızca bebeğin beslenmesini sağlayan bir gıda olmadığını, aynı zamanda yaşam boyu sağlığı etkileyen doğal bir koruyucu olduğunu söyledi.</p> <div class='embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube' data-align='none' data-oembed='https://youtu.be/U2pr1Y1QFX0' data-oembed_provider='youtube' data-resizetype='noresize' data-title='https://youtu.be/U2pr1Y1QFX0'><iframe allowfullscreen='true' allowscriptaccess='always' frameborder='0' height='349' scrolling='no' src='//www.youtube.com/embed/U2pr1Y1QFX0?wmode=transparent&jqoemcache=xow2u' title='https://youtu.be/U2pr1Y1QFX0' width='425'></iframe></div> <p>Anne sütünün bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılayan doğal ve eşsiz bir besin olduğunu vurgulayan Güneş, 'Biliyorsunuz, sloganımız 'Anne sütü bir mucizedir.' Anne sütü, bebeğin ihtiyaç duyduğu bütün besinleri ve vitaminleri sağlamaktadır. Her annede bulunur, ücretsizdir. Bu açıdan evrensel olarak tavsiye edilmektedir. Bebeğin fiziksel ve zihinsel gelişimini destekler, anne ile bebek arasındaki bağı güçlendirir ve bebeğin sonraki dönemlerdeki sağlığı üzerinde de olumlu etkiler bırakır.' dedi.</p> <p><strong>İlk 6 ay su bile gerekmiyor</strong></p> <p>Anne sütünün yalnızca besleyici değil, aynı zamanda hastalıklara karşı koruyucu özellik taşıdığına dikkat çeken Güneş, 'Anne sütü alan bebeklerde diyabet, tansiyon ve obezite gibi hastalıkların daha az görüldüğü bilinmektedir. Ayrıca anne sütünün içinde canlı enzimler bulunduğu için, özellikle anne sütü aldığı dönemde bebeği hastalıklara karşı korur ve bağışıklık sistemini güçlendirir.' ifadelerini kullandı.</p> <p>İlk 6 ay boyunca anne sütünün tek başına yeterli olduğunun altını çizen Güneş, 'İlk 6 ayda anne sütü, bebeğin ihtiyaç duyduğu bütün besinleri, mineralleri, vitaminleri ve su ihtiyacını yüzde 100 karşılamaya yeterlidir. Bu yüzden ilk 6 ay boyunca anne sütü dışında herhangi bir besin veya su vermeye gerek yoktur. Anne sütü canlı bir sıvı olduğu için bebeği hastalıklara karşı korur ve bu koruyucu etkisini sonraki yaşamında da sürdürmeye devam eder.' diye konuştu.</p> <p>Güneş, ilk 6 aydan sonra ise bebeğin ihtiyaçlarının değiştiğini belirterek, bu dönemde ek gıdaya ve suya başlanması gerektiğini kaydetti.</p> <p><strong>'Toplumsal baskı anne sütünü azaltabiliyor'</strong></p> <p>Toplumdaki yanlış inanışların emzirmeyi olumsuz etkilediğini dile getiren Güneş, 'Emzirme konusunda toplumda maalesef birçok önyargı bulunmaktadır. Özellikle annelere çok fazla baskı yapılabiliyor. Anne de kendisini stres altında hissettiği için anne sütü daha da azalabiliyor.' dedi.</p> <p>Emzirmenin bebeğin ihtiyacına göre yapılması gerektiğini belirten Güneş, 'Biz ilk iki haftada anneye sık emzirmesini öneriyoruz. Sonrasında ise bebeğin acıktıkça emzirilmesini tavsiye ediyoruz. Ancak toplumda bebeğin sürekli emzirilmesinin; saat başı, iki saatte bir ya da yarım saatte bir emzirmenin doğru olduğu düşünülüyor.' ifadelerini kullandı.</p> <p>Anne sütü yeterli olduğu hâlde birçok annenin yetersizlik duygusuna sürüklendiğini söyleyen Güneş, 'Anne sütü yeterli olsa da çocuğun fiziksel, zihinsel gelişimi ve kilo alımı normal olsa bile anneye sürekli sütünün yetersiz olduğu hissi veriliyor. Bu yetersizlik duygusu maalesef annelere sürekli dikte ediliyor.' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>'Anneler ilk günlerde pes etmemeli'</strong></p> <p>Annelerin hem fiziksel hem de psikolojik olarak desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Güneş, 'Annenin sağlıkla ilgili bir sorunu varsa ya da zorlanıyorsa, maalesef bu konuda da yeterince anlayış gösterilmiyor. Oysa annenin dinlenmesi, uykusunu alması ve zihinsel olarak kendini iyi hissetmesi bizim açımızdan çok önemlidir. Maalesef toplum bu konuda annelere karşı yeterince duyarlı ve anlayışlı davranmıyor.' dedi.</p> <p>En önemli mesajının annelerin emzirmeyi bırakmaması olduğunu ifade eden Güneş, 'Vermek istediğim en önemli mesaj, annelerin bebeklerini emzirmeye devam etmeleri ve çabuk pes etmemeleridir. Özellikle sezaryen ya da normal doğum sonrasında ilk 1-3 gün içinde süt gelmediğinde anneler, 'Benim sütüm gelmiyor.' diyerek pes edebiliyor veya hazır mama kullanımına yönelebiliyor. Ben bunun çok yanlış bir tutum olduğunu düşünüyorum. Çünkü bazen annenin sütü 1-2 hafta sonra da gelebiliyor. Bu nedenle annelerin sabırlı olmaları ve emzirmeye devam etmeleri gerekiyor.' diye konuştu.</p> <p><strong>Emzirme sorunu yaşayan annelere uzman desteği çağrısı</strong></p> <p>Emzirmede yaşanan problemlerin büyük bölümünün çözülebileceğini belirten Güneş, 'Eğer annenin enfeksiyonu, ateşi, halsizliği varsa ya da yeterince dinlenemiyorsa, öncelikle bu sorunların düzeltilmesi gerekir. Bunlar düzeldikten sonra her annenin sütünün geleceğine inanıyorum. Bazı annelerde göğüsle ilgili farklı sorunlar ya da emzirmeyi zorlaştıran başka durumlar olabiliyor. Böyle durumlarda mutlaka bir uzmandan destek alınmalıdır. Bu konuda deneyimli bir hemşire ya da doktorun desteğiyle emzirme sorunlarının büyük ölçüde çözülebileceğine inanıyorum.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türkiye'deki emzirme oranlarının artırılması gerektiğini vurgulayan Güneş, 'Türkiye'de maalesef emzirme oranları yaklaşık yüzde 65 civarındadır. Bu oranın çok daha yüksek olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü emziremeyen annelerin büyük bir kısmının önünde aslında gerçek ve kalıcı bir engel bulunmuyor. Doğru destek, doğru bilgilendirme ve sabırla annelerin büyük bölümü bebeklerini başarıyla emzirebilir.' diye konuştu. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Siirt</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/dr-gunes-emzirmede-en-buyuk-hata-sutum-gelmiyor-deyip-vazgecmek</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 14:42:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/08/dr-gunes-emzirmede-en-buyuk-hata-sutum-gelmiyor-deyip-vazgecmek.JPG" type="image/jpeg" length="78071"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hacıoğlu: UMKE ekipleri bilgi, cesaret ve fedakârlıklarıyla hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/hacioglu-umke-ekipleri-bilgi-cesaret-ve-fedakarliklariyla-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/hacioglu-umke-ekipleri-bilgi-cesaret-ve-fedakarliklariyla-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siirt İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Besim Hacıoğlu, 3-9 Ağustos UMKE Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajda, UMKE ekiplerinin zorlu şartlarda fedakârca görev yaptığını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>3-9 Ağustos UMKE Haftası dolayısıyla video mesaj yayımlayan Hacıoğlu, UMKE personelinin afetlerden zorlu arazi şartlarına kadar ihtiyaç duyulan her noktada milletin yanında olduğunu belirtti.</p>

<p>UMKE'nin 'Her Zaman, Her Yerde, Herkese' anlayışıyla görev yaptığını ifade eden Hacıoğlu, ekiplerin afet ve acil durumlarda üstlendikleri görevin büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<div class="embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube" data-align="none" data-oembed="https://youtu.be/C__DZz7HXpE" data-oembed_provider="youtube" data-resizetype="noresize" data-title="https://youtu.be/C__DZz7HXpE"><iframe allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" frameborder="0" height="349" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="//www.youtube.com/embed/C__DZz7HXpE?wmode=transparent&amp;jqoemcache=BcaKX" title="https://youtu.be/C__DZz7HXpE" width="425"></iframe></div>

<p><strong>'Milletimizin yanında olmaya devam ediyorlar'</strong></p>

<p>Hacıoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>'Zorlu arazi şartlarında, afetlerde, acil durumlarda ve ihtiyaç duyulan her an milletimizin yanında olan UMKE ekiplerimiz; bilgi, cesaret ve fedakârlıklarıyla hayat kurtarmaya devam etmektedir.'</p>

<p>UMKE personelinin insan hayatını önceleyen anlayışla gece gündüz demeden görev yaptığını belirten Hacıoğlu, özverili çalışmaları dolayısıyla tüm ekiplere teşekkür etti.</p>

<p><strong>'İyi ki varsınız'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mesajının devamında UMKE personelinin 3-9 Ağustos UMKE Haftası'nı kutlayan Hacıoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>'Gece gündüz demeden, insan hayatını önceleyen anlayışla görev yapan tüm UMKE personelimizin 3-9 Ağustos UMKE Haftası'nı kutluyor; özverili çalışmaları, emekleri ve üstün gayretleri için teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.'</p>

<p>Siirt'te de olası afet ve acil durumlara yönelik hazırlıklarını sürdüren UMKE ekipleri, düzenli olarak gerçekleştirilen eğitim ve tatbikatlarla her an göreve hazır tutuluyor. Hacıoğlu'nun paylaştığı video mesajda da Siirt UMKE personelinin eğitim ve saha çalışmalarından görüntülere yer verildi. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Siirt</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/hacioglu-umke-ekipleri-bilgi-cesaret-ve-fedakarliklariyla-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/08/hacioglu-umke-ekipleri-bilgi-cesaret-ve-fedakarliklariyla-hayat-kurtariyor.jpg" type="image/jpeg" length="49474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'de hava kirliliği arttı: Bazı bölgelerde risk seviyesi yükseldi]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/izmirde-hava-kirliligi-artti-bazi-bolgelerde-risk-seviyesi-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/izmirde-hava-kirliligi-artti-bazi-bolgelerde-risk-seviyesi-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de hava kalitesinde düşüş yaşandı. Ölçümlerde Hava Kalitesi İndeksi (AQI) 77 olarak kaydedilirken, özellikle Torbalı ve çevresinde hava kirliliğinin sağlık açısından risk oluşturabilecek seviyelere ulaştığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'de hava kirliliği son ölçümlere göre yükseliş gösterdi. Hava kalitesi verilerinde Hava Kalitesi İndeksi (AQI) 77 olarak ölçülürken, kent genelinde bazı bölgelerde kirlilik yoğunlaştı.</p>

<p>Ölçümlere göre Foça, Aliağa, Menemen, Çiğli ve kent merkezinde hava kalitesi 'kötü' seviyede değerlendirildi. Bornova-Kemalpaşa hattında hava kalitesi 'orta-kötü' seviyesinde ölçülürken, Çeşme, Karaburun, Urla ve Seferihisar'da ise 'orta' seviyede kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>En yüksek riskin Torbalı ve çevresinde görüldüğü belirtilirken, bölgede hava kalitesinin yer yer 'sağlık açısından çok sakıncalı' seviyeye ulaştığı ifade edildi.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle çocuklar, yaşlılar, kronik solunum ve kalp rahatsızlığı bulunan vatandaşların zorunlu olmadıkça uzun süre açık havada bulunmamaları ve hava kalitesi uyarılarını takip etmeleri gerektiğini belirtiyor. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/izmirde-hava-kirliligi-artti-bazi-bolgelerde-risk-seviyesi-yukseldi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/08/izmirde-hava-kirliligi-artti-bazi-bolgelerde-risk-seviyesi-yukseldi.png" type="image/jpeg" length="32594"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin'de yaralamalı kazanın ardından kaçan sürücü yakalandı]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/mersinde-yaralamali-kazanin-ardindan-kacan-surucu-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/mersinde-yaralamali-kazanin-ardindan-kacan-surucu-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin'de 4 kişinin yaralandığı trafik kazasının ardından olay yerinden kaçan sürücü, polis ekiplerince yakalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Mersin'de 4 kişinin yaralandığı trafik kazasına karıştıktan sonra olay yerinden kaçan araç sürücüsü, Toroslar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin çalışması sonucu yakalandı.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Asayiş Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleriyle koordineli yürütülen çalışmalar neticesinde kimliği tespit edilen sürücü, yakalanarak ilgili polis merkezi amirliğine teslim edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sürücü hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında toplam 47 bin 246 lira idari para cezası uygulandı. Ayrıca araç trafikten men edilirken, sürücünün ehliyetine 2 yıl süreyle el konuldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Polis merkezindeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından şüpheli, adli işlemler için ilgili mercilere sevk edildi. <strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Mersin, Sağlık</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/mersinde-yaralamali-kazanin-ardindan-kacan-surucu-yakalandi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 00:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/08/mersinde-yaralamali-kazanin-ardindan-kacan-surucu-yakalandi.jpg" type="image/jpeg" length="40429"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Anne sütünü teşvik eden çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/bakan-memisoglu-anne-sutunu-tesvik-eden-calismalari-kararlilikla-surduruyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/bakan-memisoglu-anne-sutunu-tesvik-eden-calismalari-kararlilikla-surduruyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye'de 81 ilin 'Bebek Dostu İl' 78 ilin ise 'Altın Bebek Dostu İl' statüsünde bulunduğunu belirterek, 2025 yılında 300 bini aşkın vatandaşa emzirme eğitimi verildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class='MsoNoSpacing'><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, anne sütünün teşviki ve koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p class='MsoNoSpacing'><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Anne sütünün, bebeklerin hayata sağlıklı başlamasını sağlayan en önemli besin kaynağı olduğunu vurgulayan Memişoğlu, koruyucu sağlık anlayışı doğrultusunda anneleri ve bebekleri destekleyen uygulamaların ülke genelinde kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti.</span></span></p> <p class='MsoNoSpacing'><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>81 il 'Bebek Dostu İl' statüsünde</b></span></span></p> <p class='MsoNoSpacing'><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Bakan Memişoğlu, bugün itibarıyla Türkiye'deki 81 ilin tamamının 'Bebek Dostu İl', 78 ilin ise 'Altın Bebek Dostu İl' statüsüne sahip olduğunu belirtti.</span></span></p> <p class='MsoNoSpacing'><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Emzirmenin yaygınlaştırılması amacıyla 334 Emzirme Polikliniği ile Aile Sağlığı Merkezlerinde danışmanlık hizmeti sunulduğunu aktaran Memişoğlu, yalnızca 2025 yılında 300 bini aşkın vatandaşa emzirme eğitimi verildiğini kaydetti.</span></span></p> <p class='MsoNoSpacing'><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'><b>'Annelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz'</b></span></span></p> <p class='MsoNoSpacing'><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Memişoğlu, evlatların sağlıklı bir geleceğe adım atabilmesi için annelerin ve ailelerin yanında olmaya devam edeceklerini belirterek, koruyucu sağlık hizmetlerinin daha da güçlendirileceğini ifade etti.</span></span></p> <p class='MsoNoSpacing'><span style='font-size:11pt'><span style='font-family:Calibri,sans-serif'>Sağlık Bakanı Memişoğlu, anne sütünü teşvik eden çalışmalarda görev alan sağlık çalışanlarına, ebelere ve tüm ekiplere teşekkür etti. <b>(İLKHA)</b></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/bakan-memisoglu-anne-sutunu-tesvik-eden-calismalari-kararlilikla-surduruyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 13:37:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/08/bakan-memisoglu-anne-sutunu-tesvik-eden-calismalari-kararlilikla-surduruyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="93411"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batman'ın Yeni Hastanesinde Gecikme! Açılış En Az Altı Ay Ertelendi]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/batmanin-yeni-hastanesinde-gecikme-acilis-en-az-alti-ay-ertelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/batmanin-yeni-hastanesinde-gecikme-acilis-en-az-alti-ay-ertelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman'da uzun süredir tamamlanması beklenen 500 yataklı yeni devlet hastanesi için 2027 yılının ikinci yarısında faaliyete geçeceği açıklandı. Böylece hastanenin açılışı en az 6 ay ertelenmiş oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Batman'ın Yeni 500 Yataklı Hastanesinde Şok Gecikme! Açılış 2027'nin İkinci Yarısına Kaldı</strong></h1>

<p>Batman'da yapımı devam eden ve kentin sağlık yükünü büyük ölçüde hafifletmesi beklenen <strong>500 yataklı yeni devlet hastanesi</strong> için beklenen açılış tarihi resmen değişti. Daha önce <strong>2026 yılı sonunda hizmete alınması beklenen</strong> dev sağlık yatırımının, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu'nun yaptığı açıklamayla <strong>2027 yılının ikinci yarısında</strong> vatandaşların hizmetine sunulmasının planlandığı duyuruldu. Böylece hastanenin açılışı <strong>6 aydan fazla gecikmiş</strong> oldu.</p>

<p><strong>Bakan Memişoğlu Batman'da Açıklama Yaptı</strong></p>

<p>Bir dizi ziyaret ve temas kapsamında Batman'a gelen Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Valilik ziyaretinin ardından kentte devam eden sağlık yatırımlarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Memişoğlu, yapımı süren 500 yataklı hastanenin inşaatında sona yaklaşıldığını belirterek, çalışmaların tamamlanmasının ardından <strong>2027 yılının ikinci yarısında</strong> hastanenin hizmet vermeye başlayacağını söyledi.</p>

<p><img alt="B20F6A6F 5957 434D Bd9F 2De3099E8702" class="detail-photo img-fluid" height="910" src="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/07/b20f6a6f-5957-434d-bd9f-2de3099e8702.jpg" width="1366" /></p>

<p><strong>Beklentiler Yeniden Şekillendi</strong></p>

<p>Bakanın verdiği yeni takvim, uzun süredir hastanenin açılışını bekleyen Batmanlılar için dikkat çeken bir gelişme oldu. Kentte artan nüfus ve sağlık hizmetlerine olan ihtiyaç nedeniyle büyük önem taşıyan hastanenin planlanan tarihten daha geç hizmete girecek olması, kamuoyunda beklentilerin yeniden şekillenmesine neden oldu.</p>

<p><strong>Batman'a 49 Sağlık Tesisi Kazandırıldı</strong></p>

<p>Memişoğlu, Batman'da bugüne kadar <strong>49 sağlık tesisinin</strong> hizmete alındığını belirterek, bunların 11'inin ikinci ve üçüncü basamak hastanelerden oluştuğunu ifade etti. Mevcut Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yanında yükselen yeni 500 yataklı hastanenin tamamlanmasıyla birlikte Batman'ın sağlık altyapısının önemli ölçüde güçleneceğini vurguladı.</p>

<p><strong>Beşiri ve İluh İçin de Yeni Projeler Var</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kentteki sağlık yatırımlarının yalnızca merkezle sınırlı olmadığını dile getiren Bakan Memişoğlu, yapımı devam eden <strong>Beşiri Devlet Hastanesi'nin</strong> de 2027 yılı içerisinde hizmete açılmasının hedeflendiğini söyledi. Ayrıca İluh bölgesinde planlanan <strong>100 yataklı yeni hastane</strong> için proje çalışmalarının sürdüğünü, 2027 yılı içerisinde temel atılmasının planlandığını açıkladı.</p>

<p><strong>Koruyucu Sağlık Hizmetlerine Vurgu</strong></p>

<p>Batman'da hizmet veren <strong>6 Sağlıklı Hayat Merkezi'nin</strong> vatandaşlara ücretsiz olarak diyetisyen, psikolog, fizyoterapist, çocuk gelişim danışmanlığı, bağımlılıkla mücadele ve kanser taraması gibi birçok alanda hizmet sunduğunu belirten Memişoğlu, vatandaşları bu merkezlerden daha fazla yararlanmaya davet etti. Sağlık hizmetlerinde önceliğin hastalıkları tedavi etmekten önce sağlıklı yaşamı desteklemek olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="500 Yatakli Yeni Batman Devlet Hastanesinde Sona Gelindi 8" class="detail-photo img-fluid" height="976" src="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/07/500-yatakli-yeni-batman-devlet-hastanesinde-sona-gelindi-8.webp" width="1612" /></p>

<p><strong>Yeni Hastane Kente Büyük Katkı Sağlayacak</strong></p>

<p>Tamamlandığında modern donanımı ve 500 yatak kapasitesiyle bölgenin en önemli sağlık yatırımlarından biri olacak hastanenin, Batman'ın yanı sıra çevre illerden gelecek hastalara da hizmet vermesi bekleniyor. Yeni hastanenin faaliyete geçmesiyle birlikte mevcut sağlık kuruluşlarının üzerindeki yoğunluğun önemli ölçüde azalacağı öngörülüyor.</p>

<p><strong>Batmanlılar Bir Süre Daha Bekleyecek</strong></p>

<p>Ancak son açıklamayla birlikte, <strong>2026 yılı sonunda açılması beklenen hastanenin hizmete giriş tarihi en az 6 ay ertelenmiş oldu.</strong> Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı yeni takvime göre Batman'ın en büyük sağlık yatırımlarından biri olan <strong>500 yataklı devlet hastanesi, 2027 yılının ikinci yarısında</strong> kapılarını vatandaşlara açacak. Kentte büyük beklenti oluşturan proje için Batmanlıların bir süre daha beklemesi gerekecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MUHARREM KAYIK</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yerel</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/batmanin-yeni-hastanesinde-gecikme-acilis-en-az-alti-ay-ertelendi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/07/batmanin-yeni-hastanesinde-gecikme-acilis-en-az-6-ay-ertelendi.jpg" type="image/jpeg" length="19150"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından ailelere uyarı: Bebeklerde inmemiş testiste ilk 18 ay büyük önem taşıyor]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-ailelere-uyari-bebeklerde-inmemis-testiste-ilk-18-ay-buyuk-onem-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-ailelere-uyari-bebeklerde-inmemis-testiste-ilk-18-ay-buyuk-onem-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Miraç Ataman, erkek çocuklarda sık görülen doğumsal anomalilerden biri olan inmemiş testiste erken tanı ve zamanında tedavinin büyük önem taşıdığını belirterek, aileleri çocuklarını düzenli kontrol ettirmeleri konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Miraç Ataman, inmemiş testisin erkek çocuklarda en sık görülen doğumsal anomalilerden biri olduğunu belirterek, erken dönemde yapılacak tedavinin çocukların gelecekteki üreme sağlığı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Ataman, tedavinin gecikmesi halinde kısırlık, hormonal bozukluklar ve testis kanseri riskinin artabileceğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Her 100 erkek bebekten yaklaşık biri etkileniyor</strong></p>

<p>İnmemiş testisin görülme sıklığı hakkında bilgi veren Ataman, 'İnmemiş testis, bir yaşındaki term erkek bebeklerin yaklaşık yüzde birinde görülmektedir. Bu vakaların yaklaşık yüzde 30'unda testis elle hissedilemez ve karın içerisinde bulunabilir.' dedi.</p>

<p>Doğumdan sonra yapılan rutin çocuk muayenelerinin hastalığın erken dönemde tespit edilmesi açısından önemli olduğunu belirten Ataman, ailelerin kontrolleri aksatmaması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Tedavide ilk 18 ay kritik</strong></p>

<p>İnmemiş testis tedavisinde zamanlamanın büyük önem taşıdığını vurgulayan Ataman, 'İnmemiş testis ameliyatının ideal olarak ilk 12 ay içerisinde yapılması, en geç ise 18 aylık dönemi geçmemesi gerekir. Tedavinin gecikmesi durumunda ilerleyen yaşlarda kısırlık, hormonal bozukluklar ve testis kanseri gelişme riski artmaktadır.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ataman, uygun zamanda gerçekleştirilen cerrahi müdahalenin tedavi başarısını artırdığını ve ileride oluşabilecek sağlık sorunlarının önüne geçilmesinde önemli rol oynadığını kaydetti.</p>

<p><strong>'Utangaç testis' ile karıştırılmamalı</strong></p>

<p>Toplumda 'utangaç testis' olarak bilinen retraktil testisin inmemiş testisten farklı değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ataman, 'Bu çocuklarda cerrahi ya da ilaç tedavisi önermiyoruz. Ergenlik dönemine kadar düzenli yıllık kontrollerin yapılması yeterlidir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Tanı basit fizik muayenesiyle konulabiliyor</strong></p>

<p>İnmemiş testis tanısının çoğu zaman basit bir fizik muayenesiyle konulabildiğini belirten Ataman, uygun yaşta yapılan tedavinin başarı oranının oldukça yüksek olduğunu söyledi.</p>

<p>Gerektiğinde ileri tetkiklerden de yararlanıldığını belirten Ataman, erken tanının tedaviyi kolaylaştırdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Ailelere erken başvuru çağrısı</strong></p>

<p>Ailelere çağrıda bulunan Ataman, 'Çocuklarında testislerin torbada olmadığını fark eden aileler vakit kaybetmeden çocuk cerrahisi veya çocuk sağlığı uzmanına başvurmalıdır. Erken tanı ve zamanında müdahale, çocuklarımızın gelecekteki üreme sağlığının korunması ve testis kanseri riskinin azaltılması açısından büyük önem taşımaktadır.' dedi.</p>

<p>Ataman, bebeklik dönemindeki rutin sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, erken teşhis edilen vakalarda tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu sözlerine ekledi.<strong> (İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Siirt</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-ailelere-uyari-bebeklerde-inmemis-testiste-ilk-18-ay-buyuk-onem-tasiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/07/uzmanindan-ailelere-uyari-bebeklerde-inmemis-testiste-ilk-18-ay-buyuk-onem-tasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="54153"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Doktor Nas: Aşırı sıcaklar ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/uzman-doktor-nas-asiri-sicaklar-ciddi-saglik-sorunlarina-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/uzman-doktor-nas-asiri-sicaklar-ciddi-saglik-sorunlarina-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzmanı Doktor Ahmet Nas, yaz aylarında etkisini artıran aşırı sıcakların yalnızca kronik hastaları ve yaşlıları değil sağlıklı bireyleri de ciddi şekilde etkileyebileceğini belirtti. Güneşten korunma yöntemlerinden sıvı tüketimine, beslenmeden fiziksel aktiviteye kadar önemli tavsiyelerde bulunan Nas, özellikle öğle saatlerinde güneşe maruz kalınmaması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batman'da yaz mevsimiyle birlikte etkisini artıran yüksek hava sıcaklıkları, özellikle risk grubundaki bireyler açısından çeşitli sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Uzmanlar, sıcak havanın olumsuz etkilerinden korunabilmek için günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkılmaması, yeterli sıvı tüketilmesi ve yaşam alışkanlıklarının hava koşullarına göre düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<div class="embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube" data-align="none" data-oembed="https://youtu.be/tLkKaa9z1oE" data-oembed_provider="youtube" data-resizetype="noresize" data-title="https://youtu.be/tLkKaa9z1oE"><iframe allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" frameborder="0" height="349" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="//www.youtube.com/embed/tLkKaa9z1oE?wmode=transparent&amp;jqoemcache=1WNPy" title="https://youtu.be/tLkKaa9z1oE" width="425"></iframe></div>

<p>Batman'da İLKHA muhabirine konuşan, özel bir hastanede görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Doktor Ahmet Nas, yaz mevsiminde etkisini artıran aşırı sıcakların insan sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Özellikle kronik hastalığı bulunanlar ile yaşlıların daha dikkatli olması gerektiğini belirten Nas, sağlıklı bireylerin de sıcak havalardan olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekerek, güneşten korunma, yeterli sıvı tüketimi ve doğru beslenmenin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>'Sağlıklı bireyler de aşırı sıcaklardan olumsuz etkilenebilir'</strong></p>

<p>Nas 'Yaz mevsiminde, özellikle temmuz ve ağustos aylarında sıcaklıkların en yüksek seviyeye ulaştığını hepimiz biliyoruz. Bu sıcak dönemde, başta kronik hastalığı olanlar ve yaşlı bireyler olmak üzere herkesin dikkatli olmasını tavsiye ediyoruz. Ancak sadece kronik hastalığı olan kişiler değil, tamamen sağlıklı bireyler de bu aşırı sıcak havalardan olumsuz etkilenebilir. Özellikle öğle saatlerinde uzun süre güneşe maruz kalmak, sağlıklı kişilerde dahi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Hatta bu durum, hastaneye yatışı gerektirecek kadar ağır tabloların ortaya çıkmasına neden olabilir.' dedi.</p>

<p><strong>'Öğle saatlerinde güneşten uzak durulmalı'</strong></p>

<p>Aşırı sıcaklardan korunmak için alınması gereken önlemlere değinen Nas 'Bu nedenle, yılın en sıcak döneminde başta kronik hastalığı olanlar ve yaşlılar olmak üzere herkesin kendini koruması büyük önem taşımaktadır. Özellikle saat 11.00 ile 16.00 arasında, zorunlu bir durum olmadıkça doğrudan güneş altında bulunulmamasını tavsiye ediyoruz. Dışarı çıkılması gerekiyorsa şapka veya şemsiye kullanılarak başın korunması, mümkün olduğunca açık renkli ve ince kıyafetlerin tercih edilmesi önerilir. Ayrıca uzun kollu giysiler, cildin doğrudan güneş ışınlarına maruz kalmasını azaltacağı için daha koruyucu olabilir. Kısa kollu kıyafetler ve şort gibi giysiler ise cildin güneşe maruziyetini artırabilir. Bunun yanında koyu renkli kıyafetler güneş ışınlarını daha fazla emdiği için vücudun daha fazla ısınmasına neden olabilir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Sıcak çarpmasının belirtileri</strong></p>

<p>Aşırı sıcaklara bağlı gelişebilecek sağlık sorunlarına ilişkin bilgi veren Nas 'Aşırı sıcaklara maruz kalan kişilerde karın ağrısı, bulantı, baş ağrısı, halsizlik, ateş ve genel durum bozukluğu gibi belirtiler görülebilir. Maruziyetin artması durumunda ise bilinç bulanıklığı ve deliryuma kadar ilerleyebilen ciddi tablolar ortaya çıkabilir. Bu nedenle güneşin zararlı etkilerinden mutlaka korunmak gerekir. Bu süreçte en önemli konulardan biri yeterli miktarda sıvı tüketmektir. Çünkü sıcak havalarda vücudun en fazla kaybettiği şey sıvıdır ve bu durum dehidrasyona yol açabilir. Bu nedenle bol su içilmesi büyük önem taşımaktadır.' diye konuştu.</p>

<p><strong>'Beslenme ve sıvı tüketimi hayati önem taşıyor'</strong></p>

<p>Yaz aylarında beslenme alışkanlıklarının da gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Nas, konuşmasına şöyle devam etti:</p>

<p>'Yaz aylarında yoğurt ve ayran gibi besinlerin tüketiminin artırılması, aşırı tatlı, tuzlu ve yağlı yiyeceklerden kaçınılması, daha hafif yemeklerin tercih edilmesi bu sürecin daha sağlıklı geçirilmesine yardımcı olabilir. Gün içerisinde tüketilmesi gereken su miktarı kişinin fiziksel aktivitesine, güneşe maruz kalma süresine, bulunduğu ortamın sıcaklığına ve nem oranına göre değişiklik gösterir. Çok aktif olmayan, yoğun efor sarf etmeyen ve güneşe fazla maruz kalmayan bir kişi için günlük yaklaşık 2 buçuk litre sıvı tüketimi yeterli olabilir.'</p>

<p><strong>'Yürüyüş için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günlük sıvı ihtiyacının kişiden kişiye değişebileceğini ifade eden Nas 'Buna karşılık sıcak ve kuru ortamlarda çalışan, yoğun fiziksel aktivite gösteren kişilerde günlük sıvı ihtiyacı 5-6 litreye kadar çıkabilir. Kapalı, serin ve klimalı ortamlarda bulunan, hareket düzeyi düşük kişiler için ise yaklaşık 2,5 litre sıvı tüketimi yeterli olabilir. Kısacası, kişinin yaptığı fiziksel aktivite, bulunduğu ortamın sıcaklığı ve güneşe maruz kalma süresi günlük sıvı ihtiyacını belirleyen en önemli faktörlerdir. Son olarak, yaz aylarında yürüyüş ve benzeri fiziksel aktivitelerin tamamen bırakılması önerilmez. Ancak bu aktivitelerin sabah erken saatlerde veya akşam serinliğinde yapılması daha uygundur. Özellikle akşam yemeğinden yaklaşık iki saat sonra yapılacak yürüyüşler hem daha güvenli hem de daha sağlıklı olacaktır.' şeklinde konuştu. <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Batman, Sağlık</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/uzman-doktor-nas-asiri-sicaklar-ciddi-saglik-sorunlarina-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/07/uzman-doktor-nas-asiri-sicaklar-ciddi-saglik-sorunlarina-yol-acabilir.JPG" type="image/jpeg" length="35050"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hepatitler hakkında doğru bilinen yanlışlar]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/hepatitler-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/hepatitler-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hepatitlerle ilgili yanlış bilgiler hem tanının gecikmesine hem de korunma yöntemlerinin ihmal edilmesine yol açıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Sessiz ilerleyen karaciğer hastalıkları yıllarca belirti vermeyebiliyor ve uzmanlar erken tanı ile farkındalığın hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karaciğer, vücudun metabolik dengesinin korunmasında kritik rol üstlenen en önemli organlardan biri olmasına rağmen, hastalıkları çoğu zaman uzun süre fark edilmeden ilerleyebiliyor. Özellikle viral hepatitler sessiz seyredebildiği için ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Erken dönemde teşhis edilmediğinde siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri gibi yaşamı tehdit eden hastalıklara neden olabilen hepatitler, günümüzde erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımları sayesinde büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gastroenteroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Aslı Çiftcibaşı Örmeci, '28 Temmuz Dünya Hepatit Günü' kapsamında toplumda hepatitlerle ilgili yaygın olarak doğru sanılan yanlış bilgiler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. </span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Hepatit dünyanın önemli halk sağlığı sorunlarından biri olmayı sürdürüyor</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünya genelinde milyonlarca insanın viral hepatitlerle yaşamını sürdürürken, hastaların önemli bir bölümünün enfeksiyon taşıdığının farkında bile olmadığını söyleyen Çiftcibaşı, 'Çünkü Hepatit B ve Hepatit C gibi bazı türler uzun yıllar boyunca belirgin şikâyet oluşturmadan ilerlemektedir. Bu sessiz süreçte karaciğerde meydana gelen hasar zamanla geri dönüşü zor sonuçlara neden olmaktadır. Hepatitlerle ilgili yanlış bilgiler hem tanının gecikmesine hem de korunma yöntemlerinin ihmal edilmesine yol açmaktadır.'</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çiftcibaşı, hepatitlerle ilgili doğru bilinen yanlışları şöyle sıraladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>'Hepatit sadece sarılık yapan bir hastalıktır'</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğrusu: Her hepatit hastasında sarılık görülmez. Toplumda hepatit denildiğinde ilk akla gelen belirti sarılık olsa da hastalık yalnızca bununla sınırlı değildir. Hepatit, karaciğer dokusunun iltihaplanması anlamına gelir ve özellikle Hepatit B ile Hepatit C enfeksiyonları yıllarca hiçbir belirti vermeden ilerleyebilir. Bu nedenle sarılık olmaması, kişinin hepatit olmadığı anlamına gelmez.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>'Hepatit sadece alkol kullananlarda görülür'</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğrusu: Viral hepatitlerin alkol kullanımıyla doğrudan ilişkisi yoktur. Alkol tüketimi karaciğere zarar verebilse de viral hepatitlerin temel nedeni virüslerdir. Hepatit B ve Hepatit C, enfekte kan ve vücut sıvıları aracılığıyla bulaşabilir. Ancak alkol kullanımı mevcut karaciğer hasarını artırarak hastalığın daha hızlı ilerlemesine neden olabilir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>'Kendimi iyi hissediyorsam hepatit olamam'</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğrusu: Hepatit yıllarca sessiz kalabilir. Viral hepatitlerin en önemli özelliklerinden biri uzun süre belirti vermemeleridir. Kişi kendisini tamamen sağlıklı hissedebilir ancak karaciğerde hasar ilerlemeye devam edebilir. Özellikle risk grubunda bulunan kişilerin şikâyet beklemeden tarama testlerini yaptırması büyük önem taşır.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>'Hepatit sadece yetişkinleri ilgilendirir'</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğrusu: Hepatit her yaş grubunda görülebilir. Hepatit enfeksiyonları yalnızca yetişkinleri değil, çocukları ve bebekleri de etkileyebilir. Özellikle doğum sonrası uygulanan Hepatit B aşısı, yaşam boyu koruma açısından son derece önemli bir halk sağlığı uygulamasıdır.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>'Hepatit B aşısı oldum, tüm hepatit türlerinden korunabilirim'</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğrusu: Her hepatit türü için koruma farklıdır. Hepatit B aşısı yalnızca Hepatit B virüsüne karşı koruma sağlar. Hepatit A için ayrı bir aşı bulunurken, Hepatit C için günümüzde koruyucu bir aşı henüz geliştirilememiştir. Bu nedenle korunma yöntemleri virüsün türüne göre değişiklik göstermektedir.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span><strong>'Hepatit C'nin tedavisi yoktur'</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğrusu: Günümüzde yüksek başarı oranlarıyla tedavi edilebilmektedir. Geçmişte tedavisi zor kabul edilen Hepatit C, son yıllarda geliştirilen modern ilaçlar sayesinde büyük ölçüde tedavi edilebilen bir hastalık haline gelmiştir. Erken tanı alan birçok hasta, kısa süreli tedavilerle virüsten tamamen kurtulabilmektedir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>'Hepatit tanısı almak mutlaka siroz olunacağı anlamına gelir'</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğrusu: Erken tanı hastalığın seyrini değiştirebilir. Hepatit tanısı konulması her zaman siroz veya karaciğer kanseri gelişeceği anlamına gelmez. Düzenli takip, uygun tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde karaciğer hasarının ilerlemesi önemli ölçüde önlenebilir. Bu nedenle erken tanı, hastalığın geleceğini belirleyen en önemli faktörlerden biridir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>'Hepatit günlük yaşamda kolayca bulaşır'</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğrusu: Sosyal temas bulaşma nedeni değildir. Tokalaşmak, sarılmak, aynı ortamı paylaşmak, aynı tabaktan yemek yemek veya günlük sosyal ilişkiler viral hepatitlerin bulaşmasına neden olmaz. Bulaşma şekli hepatitin türüne göre değişiklik gösterir ve toplumdaki bu yanlış inanış, hastalara yönelik gereksiz önyargılara yol açabilmektedir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>'Karaciğer ağrımıyorsa sağlıklıdır'</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğrusu: Karaciğer hastalıkları uzun süre ağrı oluşturmayabilir. Karaciğer, hasar oluşmasına rağmen uzun süre belirti vermeyebilen organlardan biridir. Bu nedenle ağrı olmaması, karaciğerin tamamen sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Düzenli kontroller ve gerekli kan testleri, erken tanıda büyük rol oynar.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>'Hepatit tanısı alanlar normal yaşamlarına devam edemez'</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğrusu: Çoğu hasta yaşamını normal şekilde sürdürebilir. Günümüzde hepatit hastalarının büyük bölümü düzenli hekim takibi ve uygun tedaviyle aktif çalışma hayatlarına, sosyal yaşamlarına ve günlük aktivitelerine devam edebilmektedir. Hastalık yönetiminde en önemli nokta, tedavi sürecine uyum göstermektir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>'Hepatitten korunmak mümkün değildir'</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğrusu: Korunmada etkili yöntemler bulunmaktadır. Hepatit B aşısı, hastalıktan korunmanın en etkili yollarından biridir. Bunun yanında steril olmayan tıbbi veya kozmetik işlemlerden kaçınmak, güvenli sağlık uygulamalarına dikkat etmek ve risk grubunda yer alan kişilerin düzenli tarama yaptırması korunmada önemli rol oynar.'</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Belirti beklemeden tarama yaptırın</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karaciğer hastalıklarının önemli bir bölümünün, ancak ileri evrelere ulaştığında belirti vermeye başladığını söyleyen Çiftcibaşı, 'Bu nedenle yalnızca şikâyet ortaya çıktığında doktora başvurmak yerine, risk faktörleri bulunan kişilerin düzenli sağlık kontrollerini yaptırması önerilmektedir. Özellikle aile öyküsü bulunanlar, sağlık çalışanları, kan veya kan ürünleriyle temas riski taşıyan kişiler ve risk grubunda yer alan bireylerin tarama programlarını ihmal etmemesi gerekir.' dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Erken tanı karaciğeri hepatitten korur</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çiftcibaşı, 'Viral hepatitler günümüzde erken tanı, düzenli takip ve modern tedavi yöntemleri sayesinde büyük ölçüde kontrol altına alınabilen hastalıklar arasında yer alır. Karaciğer sağlığını korumanın temelinde ise doğru bilgiye ulaşmak, risk durumuna göre tarama yaptırmak, Hepatit B aşısını ihmal etmemek ve düzenli sağlık kontrollerini sürdürmektir. Hepatitlerle ilgili farkındalığın artırılması yalnızca bireysel sağlığı değil, toplum sağlığı da korumaktadır. Çünkü hepatitlerde erken tanı yalnızca hastalığın ilerlemesini önlemekle kalmıyor, aynı zamanda siroz ve karaciğer kanseri gibi ciddi sonuçların ortaya çıkma riskini de önemli ölçüde azaltır. Karaciğer hastalıklarına karşı en güçlü önlem ise doğru bilgi, düzenli tarama ve zamanında yaptırılan tedavidir.' <strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber merkezi, Sağlık</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/hepatitler-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/07/hepatitler-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar.jpg" type="image/jpeg" length="29098"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından boğaz enfeksiyonuna karşı uyarı: Dondurmayı ağızda ısıtın, üzerine ılık su için]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-bogaz-enfeksiyonuna-karsi-uyari-dondurmayi-agizda-isitin-uzerine-ilik-su-icin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-bogaz-enfeksiyonuna-karsi-uyari-dondurmayi-agizda-isitin-uzerine-ilik-su-icin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KBB Uzmanı Prof. Dr. Kalaycık, soğuk içeceklerde olduğu gibi dondurmanın da çok hızlı ve aşırı miktarda tüketilmesinin, boğazın ani sıcaklık değişimine maruz kalarak boğaz enfeksiyonuna neden olabileceğini belirterek, 'Dondurmayı da ağızda ısıtmak ve üzerine bir bardak ılık su içmek fayda sağlayacaktı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Yaz aylarında gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda boğaz enfeksiyonları daha sık görülüyor. Boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü, boğazda yanma hissi, ses kısıklığı, ateş, halsizlik ve boyunda lenf bezlerinde şişlik gibi belirtilerle ortaya çıkan enfeksiyonlar yaşam kalitesini düşürürken, tedavisi ihmal edildiğinde daha büyük sorunlara yol açabiliyor. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, boğaz enfeksiyonlarına virüsler ve bakterilerin yanı sıra yanlış alışkanlıkların da yol açtığını belirtirken, yazın vazgeçilmez lezzeti dondurmayı tüketirken de bazı kurallara dikkat etmek gerektiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>KBB Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, yazın boğaz enfeksiyonuna yol açan 7 önemli hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Klimayı aşırı soğuk ayarda çalıştırmak</strong></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>'Yaz aylarında dışarıdaki yüksek sıcaklıkla klimalı ortamlar arasındaki ani sıcaklık değişimi, boğaz mukozasının kurumasına ve tahriş olmasına yol açabiliyor. Özellikle klimanın doğrudan yüz, boyun veya göğüs bölgesine üflemesi boğaz şikayetlerini artırabiliyor. Uzun süre çok soğuk ortamlarda bulunmaksa üst solunum yollarının doğal savunma mekanizmalarını olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle klima sıcaklığının 22-24 derece arasında tutulması ve hava akımının doğrudan kişiye gelmemesi büyük önem taşıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Yeterince su içmemek</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sıcak havalarda terlemeyle birlikte vücudun sıvı ihtiyacı artıyor. Yeterli su tüketilmediğinde boğaz mukozası kuruyabiliyor ve mikroplara karşı koruyucu bariyer zayıflayabiliyor. Kuruyan boğaz dokusu tahrişe daha açık hale gelirken enfeksiyon etkenlerinin yerleşmesi de kolaylaşabiliyor. Bu nedenle gün boyunca düzenli aralıklarla su içerek boğazın nemli kalması büyük önem taşıyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde günlük sıvı ihtiyacının karşılanması, boğaz sağlığını korumanın en basit ama en etkili yollarından biri olarak öne çıkıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Ortak alanlarda hijyene dikkat etmemek</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tatil bölgeleri, havuz kenarları, toplu taşıma araçları, alışveriş merkezleri ve kalabalık kapalı alanlar virüslerin kişiden kişiye yayılması için uygun ortam oluşturabiliyor. Ellerin sık temas ettiği yüzeylerden sonra ağız, burun veya gözlere dokunulması bulaş riskini artırabiliyor. El hijyenine özen göstermek, ortak kullanım alanlarında dikkatli davranmak ve gerekli durumlarda el dezenfektanı kullanmaksa yaz aylarında görülen enfeksiyonlara karşı önemli bir koruma sağlıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Aşırı soğuk içecekleri hızlı tüketmek</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özellikle yaz aylarının önde gelen lezzeti dondurma toplumdaki yaygın kanının aksine tek başına boğaz enfeksiyonuna neden olmaz. Burada sorun dondurmanın aşırı ve kontrolsüz tüketimidir. Soğuk içeceklerde olduğu gibi dondurmanın da çok hızlı ve aşırı miktarda tüketilmesi, boğazın ani sıcaklık değişimine maruz kalarak boğaz dokusunda tahrişe, boğaz ağrısı ve yanma hissine neden olabiliyor. O nedenle içecekleri çok soğuk ve hızlı tüketmemek, dondurmayı da ağızda ısıtmak ve üzerine bir bardak ılık su içmek fayda sağlayacaktır. </span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Uykusuzluk ve yoğun tempoda mola vermemek</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaz tatilinde değişen uyku düzeni bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Geç saatlere kadar uyanık kalmak ve yoğun tempoda mola vermemek vücudun enfeksiyonlara karşı savunma gücünü azaltabiliyor. Yeterli uyku alınmadığında yalnızca halsizlik ve dikkat dağınıklığı değil, üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskinde de artış görülebiliyor. </span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Terli kıyafetleri değiştirmemek</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz veya havuz sonrası ıslak mayo ile uzun süre oturmak ya da terli kıyafetleri değiştirmeden saatler geçirmek, vücudun ani ısı değişimlerine maruz kalmasına neden olabiliyor. Bu durum üst solunum yollarında hassasiyeti artırarak bazı kişilerde boğaz ağrısı şikayetlerini tetikleyebiliyor. Bu nedenle yüzme sonrası mayo ya da bikiniyi, ayrıca terli kıyafetleri mutlaka değiştirmek gerekiyor. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sigara dumanına maruz kalmak</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özellikle yaz aylarında klima kullanılan kapalı alanlar, kalabalık sosyal ortamlar ve yetersiz havalandırma nedeniyle sigara dumanına uzun süreli maruziyet (pasif içicilik) daha yoğun hale gelebiliyor. Tütün ürünleri ve elektronik sigara, boğaz ve solunum yollarını kaplayan koruyucu mukozayı tahriş ederek enfeksiyonlara karşı doğal savunma mekanizmalarını zayıflatabiliyor. Yapılan çalışmalara göre; bu tür zararlı alışkanlıkları olanlarda ve pasif içicilerde boğaz kuruluğu, tahriş ve öksürük gibi şikayetler daha kolay tetiklenebilirken, üst solunum yolu enfeksiyonları da daha sık görülüyor.' <strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber merkezi, Sağlık</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-bogaz-enfeksiyonuna-karsi-uyari-dondurmayi-agizda-isitin-uzerine-ilik-su-icin</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 18:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/07/uzmanindan-bogaz-enfeksiyonuna-karsi-uyari-dondurmayi-agizda-isitin-uzerine-ilik-su-icin.jpg" type="image/jpeg" length="94889"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağımlılığı yendi, hayatına yeniden başladı]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/bagimliligi-yendi-hayatina-yeniden-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/bagimliligi-yendi-hayatina-yeniden-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'da danışmanlık hizmeti alan 30 yaşındaki A.Z. bağımlılıkla mücadelesini geride bırakarak yeni bir hayat kurdu. Uzmanlar ise bağımlılığın bir irade zayıflığı değil tedavi edilebilir bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genç yaşlarda bağımlılıkla tanışan A.Z, yaşadığı sosyal ve kişisel sorunların ardından hayatında değişiklik yapmaya karar verdi. İlgili kamu kurumlarının yönlendirmesiyle Mudanya Sağlıklı Hayat Merkezi'ne başvuran A.Z, burada uzmanlar eşliğinde yürütülen danışmanlık süreciyle bağımlılıktan uzaklaşarak hayatını yeniden şekillendirdi.</p>

<p>Düzenli takip ve haftalık danışmanlık görüşmeleri sayesinde öz denetimini güçlendirdiğini belirten A.Z. bu süreçte en büyük motivasyon kaynağının kızı olduğunu söyledi. Eski çevresiyle bağlarını tamamen kopardığını ifade eden A.Z. 'Hayatımı iş ve ev düzeni üzerine yeniden kurdum. Bana zarar veren ortamlardan uzaklaştım ve sağlıklı yaşamı benimseyen insanlarla yeni bir çevre oluşturdum. Bu değişim hayatımda önemli bir fark yarattı.' dedi.</p>

<p>İyileşme sürecinde doğayla vakit geçirmenin ve yürüyüş yapmanın kendisine iyi geldiğini dile getiren A.Z. benzer sorunları yaşayan kişilere profesyonel destek almaktan çekinmemeleri çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>'Bağımlılık tedavi edilebilir bir sağlık sorunu'</strong></p>

<p>Mudanya Sağlıklı Hayat Merkezi'nde görev yapan Sosyal Çalışmacı Burak Türkmenoğlu ise bağımlılığın toplumda düşünüldüğü gibi irade eksikliği değil, tıbbi ve psikososyal yönleri bulunan bir sağlık sorunu olduğunu söyledi.</p>

<p>Sağlıklı Hayat Merkezlerinde yalnızca tıbbi tedavinin değil bireyin psikososyal iyilik halinin de desteklendiğini belirten Türkmenoğlu, danışmanlık hizmetleriyle kişilerin sosyal hayatlarını yeniden düzenlemelerine ve özgüvenlerini kazanmalarına katkı sağladıklarını ifade etti.</p>

<p>İyileşme sürecinde bireyin değişim isteğinin ve gönüllü katılımının başarı açısından belirleyici olduğunu vurgulayan Türkmenoğlu, bağımlılıkla mücadele etmek isteyen herkesin profesyonel destek almasının önemine dikkat çekti. <strong>(İLKHA)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bursa, Sağlık</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/bagimliligi-yendi-hayatina-yeniden-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/07/bagimliligi-yendi-hayatina-yeniden-basladi.jpeg" type="image/jpeg" length="82636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından uyarı: Yaz sıcakları gıda zehirlenmelerini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-uyari-yaz-sicaklari-gida-zehirlenmelerini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-uyari-yaz-sicaklari-gida-zehirlenmelerini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genel Cerrahi Uzmanı Operatör Doktor Mehmet Cemil Kuba, yaz aylarında artan sıcaklıkların gıda zehirlenmeleri ve yaz ishallerini artırdığını belirterek, özellikle toplu organizasyonlarda tüketilen yiyecekler ile bekletilmiş gıdalara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genel Cerrahi Uzmanı Operatör Doktor Mehmet Cemil Kuba, yaz aylarında sıcak hava nedeniyle gıda zehirlenmeleri ve yaz ishallerinde artış yaşandığını belirterek, özellikle toplu organizasyonlarda tüketilen yiyeceklere dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>İLKHA muhabirine konuşan Kuba, cerrahi hastalarda ise yara yeri enfeksiyonlarının yaz aylarında daha sık görüldüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz mevsiminde en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından birinin gıda zehirlenmeleri ve yaz ishalleri olduğunu belirten Genel Cerrahi Uzmanı Operatör Doktor Mehmet Cemil Kuba 'Tabii mevsim olarak yaz ayındayız. Yaz aylarında en sık görülen hastalıklardan biri gıda zehirlenmeleri ve yaz ishalleridir. Gıda zehirlenmeleri yazın; özellikle hijyen koşullarının bozulması ve sıcak havadan dolayı bakteri üremesinin artması sebebiyle yaşanır.' dedi.</p>

<p><strong>'Toplu organizasyonlarda hazırlanan yiyecekler risk oluşturabiliyor'</strong></p>

<p>Gıda zehirlenmelerinin en çok toplu yemek verilen organizasyonlarda görüldüğünü ifade eden Kuba 'Özellikle toplu yemek verilen düğün, nişan, mevlit gibi organizasyonlarda ve piknik alanlarında özensiz hazırlanan yiyecekler yüzünden ortaya çıkar. Kremalı pastalar, pirinç pilavı ve bekletilmiş etler, özellikle tavuk eti ciddi gıda zehirlenmelerine sebep olmaktadır.' ifadelerini kullandı.</p>

<div class="embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube" data-align="none" data-oembed="https://youtu.be/fdD0Df07pbk" data-oembed_provider="youtube" data-resizetype="noresize" data-title="https://youtu.be/fdD0Df07pbk"><iframe allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" frameborder="0" height="349" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="//www.youtube.com/embed/fdD0Df07pbk?wmode=transparent&amp;jqoemcache=blC8U" title="https://youtu.be/fdD0Df07pbk" width="425"></iframe></div>

<p><strong>'Kanlı ishal ve şiddetli kusma durumunda vakit kaybetmeden hekime başvurulmalı'</strong></p>

<p>Gıda zehirlenmelerinde dikkat edilmesi gereken belirtilere değinen Kuba 'Gıda zehirlenmesi yaşandığında hangi durumlarda uyanık olmalıyız? Özellikle kanlı ishal, şiddetli kusma, şiddetli karın ağrısı ve çok sık ishal durumlarında mutlaka bir sağlık profesyoneline başvurmamız gerekmektedir. Çünkü özellikle dizanteri dediğimiz kanlı ishal; yaşlılarda ve çocuklarda hayati tehlike oluşturacak düzeye ilerleyebilmektedir. O yüzden mutlaka bir hekime başvurulmalıdır.' diye konuştu.</p>

<p><strong>'Bekletilmiş yiyecekler ve son kullanma tarihi geçmiş gıdalara dikkat edilmeli'</strong></p>

<p>Vatandaşların özellikle sıcak havalarda gıda tüketiminde daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Kuba 'Son kullanma tarihi geçmiş gıdalar, sıcakta bekletilmiş yiyecekler, toplu organizasyonlardaki kremalı pastalar ve pirinç yemekleri dikkatli tüketilmeli ya da hiç tüketilmemelidir.' dedi.</p>

<p><strong>'Yaşlılar ve bağışıklığı zayıf kişiler daha dikkatli olmalı'</strong></p>

<p>Risk grubunda bulunan kişilerin sıcak havalarda daha fazla önlem alması gerektiğini belirten Kuba 'Özellikle hasta, yaşlı ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerin çok fazla sıcakta dolaşmaması, toplu yemeklerden yememesi ve kendi hijyenine dikkat etmesi gerekmektedir. Yazın el ve tuvalet hijyeni çok önemlidir; çünkü bakteriler sıcak ortamda daha hızlı üreyebilmektedir. Toplu yemek yenilen yerlerde bir zehirlenme belirtisi varsa, yemeği yiyen herkes hızlıca araştırılmalı ve gerekirse hastaneye sevk edilmelidir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Yazın cerrahi yara enfeksiyonları daha sık görülüyor'</strong></p>

<p>Sıcak havaların cerrahi hastalar üzerindeki etkilerine de değinen Kuba, şunları söyledi:</p>

<p>'Sıcak havaların cerrahi hastalara etkisine gelirsek; cerrahi yara ve cerrahi alan enfeksiyonları yaz aylarında sıklıkla artmaktadır. Ameliyat olacak veya olmuş hastalar, bakımlarını düzgün yapmalı ve nem tutmayan pamuklu elbiseler giymelidir. Biz yazın cerrahi hastalarda yara yeri enfeksiyonunu çok sık görmekteyiz. Hastaların dikkat etmesi gereken en önemli husus, pansuman ve yara bakımlarını aksatmadan, düzgün bir şekilde yapmalarıdır.' <strong>(İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Batman, Sağlık</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/uzmanindan-uyari-yaz-sicaklari-gida-zehirlenmelerini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/07/uzmanindan-uyari-yaz-sicaklari-gida-zehirlenmelerini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="35785"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[En kritik ağız bakım uygulaması, yatmadan önce yapılan diş fırçalaması]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/en-kritik-agiz-bakim-uygulamasi-yatmadan-once-yapilan-dis-fircalamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/en-kritik-agiz-bakim-uygulamasi-yatmadan-once-yapilan-dis-fircalamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Kübra Karaduran, Sabah ve akşam diş fırçalamanın her ikisi de ağız sağlığının korunması açısından önemli. Ancak koruyucu ağız sağlığı açısından yatmadan önce yapılan akşam fırçalaması daha kritik kabul edilir.' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Karaduran, ağız ve diş bakımının kişisel bakımdaki yeri, doğru ağız hijyeni alışkanlıklarının hem genel sağlık hem de psikolojik iyi oluş üzerindeki etkileri hakkında açıklamalarda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ağız ve diş bakımı günlük kişisel bakım alışkanlıklarının temel bir parçası olarak değerlendirilmeli!</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ağız ve diş sağlığının, genel sağlığımızın ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Kübra Karaduran, 'Dişlerin ve diş etlerinin sağlıklı olması yalnızca estetik bir görünüm ve rahat çiğneme için değil, aynı zamanda genel sağlık durumunun korunması için de gereklidir.' dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Karaduran, 'Yetersiz ağız hijyeni diş çürükleri, diş eti hastalıkları ve ağız kokusu gibi sorunlara yol açarken, ileri düzey diş eti hastalıkları kalp ve damar hastalıkları, diyabet, romatolojik hastalıklar, solunum sistemi hastalıkları ve nörodejeneratif hastalıklar gibi çeşitli sistemik durumlarla ilişkilendirilir. Bu nedenle ağız ve diş bakımı; cilt bakımı, kişisel hijyen ve sağlıklı beslenme gibi günlük kişisel bakım alışkanlıklarının temel bir parçası olarak değerlendirilmeli.' şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Dişler günde en az iki kez florürlü diş macunu kullanılarak fırçalanmalı!</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Diş fırçalama alışkanlığının doğru şekilde kazanılması için öncelikle düzenli ve bilinçli bir rutin oluşturulması gerektiğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Karaduran, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>'Dişler günde en az iki kez florürlü diş macunu kullanılarak fırçalanmalı. Fırçalama sırasında yalnızca diş yüzeyleri değil, diş eti çizgisi de nazik ve etkili hareketlerle fırçalanmalı. Diş fırçası diş etine yaklaşık 45 derecelik açıyla yerleştirilmeli ve süpürme hareketleriyle tüm ağız sistematik olarak temizlenmeli. Fırçalama süresinin en az iki dakika olması ve dil temizliğinin de ihmal edilmemesi önemli. Ayrıca diş fırçalama alışkanlığının etkinliği, diş ipi ve ara yüz fırçaları gibi tamamlayıcı hijyen yöntemleriyle desteklenmeli.'</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>En kritik ağız bakım uygulaması, yatmadan önce yapılan diş fırçalaması</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sabah ve akşam diş fırçalama arasında fark olup olmadığını değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Kübra Karaduran, 'Sabah ve akşam diş fırçalamanın her ikisi de ağız sağlığının korunması açısından önemli.' dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sabah yapılan fırçalamanın, gece boyunca biriken bakteriyel plağın uzaklaştırılmasına, ağız kokusunun azaltılmasına ve gün boyu ağız hijyeninin sürdürülmesine yardımcı olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Karaduran, 'Ancak koruyucu ağız sağlığı açısından yatmadan önce yapılan akşam fırçalaması daha kritik kabul edilir. Gün içerisinde tüketilen yiyecek ve içeceklerin oluşturduğu plak tabakası ile gıda artıkları ağızda birikir; gece uyku sırasında tükürük akışının azalması ise bakterilerin çoğalması için daha elverişli bir ortam oluşturur. Dişlerin yatmadan önce temizlenmemesi durumunda bakteriler uzun saatler boyunca diş ve diş etleri üzerinde etkili olarak çürük ve diş eti hastalığı riskini artırabilir. Bu nedenle çürük ve diş eti hastalıklarının önlenmesi açısından en kritik ağız bakım uygulaması, yatmadan önce yapılan diş fırçalamasıdır.' açıklamasını yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Sağlıklı ve temiz bir ağız, kişinin sosyal ortamlarda daha rahat iletişim kurmasına katkı sağlar!</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ağız ve diş bakımını kişisel bakım rutininin bir parçası haline getirmenin, yalnızca fiziksel sağlığı değil, psikolojik iyi oluşu da olumlu yönde etkilediğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Karaduran, 'Sağlıklı ve temiz bir ağız, kişinin özgüvenini artırırken sosyal ortamlarda daha rahat iletişim kurmasına katkı sağlar. Ayrıca ağız kokusu ve gülüş estetiğine ilişkin kaygıların azalması, bireyin kendini daha rahat, güvende ve sosyal açıdan daha konforlu hissetmesini destekleyebilir.' dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Karaduran ayrıca, düzenli ağız bakımının, bireyin kendi sağlığı üzerinde kontrol sahibi olduğu duygusunu güçlendirirken, sağlıklı bir gülüşün de kişinin kendini ifade etme biçimini ve sosyal etkileşimlerini olumlu yönde etkileyerek yaşam kalitesine katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Alışkanlıkların oluşumunda düzenli tekrar belirleyici bir rol oynar!</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Diş bakımını belirli günlük rutinlerle ilişkilendirmenin, alışkanlığın kalıcı hale gelmesini kolaylaştıracağını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Kübra Karaduran, 'Sabah kahvaltısından sonra ve gece yatmadan önce diş fırçalamayı düzenli bir alışkanlık haline getirmek, davranışın sürekliliğini sağlar. Alışkanlıkların oluşumunda düzenli tekrar belirleyici bir rol oynar; çünkü davranışlar zaman içinde otomatik hale gelir.' ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kişinin kendisine uygun diş fırçası ve diş macunu seçmesinin, bakım sürecini daha konforlu hale getirerek motivasyonu artırabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Karaduran, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>'Ayrıca düzenli diş hekimi kontrolleri sayesinde elde edilen olumlu sonuçların görülmesi, ağız bakımına verilen önemi pekiştirir. Diş bakımını yalnızca hastalıkları önleyen bir görev olarak değil, genel sağlığı, estetik görünümü ve yaşam kalitesini destekleyen bir öz bakım uygulaması olarak değerlendirmek, bu alışkanlığın kalıcı hale gelmesine katkı sağlar.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yoğun yaşam temposunda ağız ve diş bakımını aksatmamanın en etkili yolu, bu uygulamaları günlük rutinin vazgeçilmez bir parçası haline getirmektir. Diş fırçası ve diş macununun kolay ulaşılabilir bir yerde bulundurulması, hatırlatıcı uygulamalardan yararlanılması ve fırçalama saatlerinin belirli bir düzene oturtulması alışkanlığın sürdürülebilirliğini artırabilir. Gün içinde ev dışında vakit geçiren bireyler için seyahat tipi diş fırçası, diş macunu ve ara yüz temizleyicileri taşımak pratik bir çözüm olabilir. Etkili bir ağız bakımı için günde yalnızca birkaç dakika ayırmak yeterli.'</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Diş eti hastalıkları uzun süre sessiz seyredebildiğinden, sorunun varlığı fark edilmeyebilir!</strong></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>'Kendine bakım' kavramının çoğu zaman cilt bakımı, egzersiz, beslenme veya ruhsal iyilik hali gibi alanlarla ilişkilendirilirken, ağız ve diş sağlığının genellikle ancak bir sorun ortaya çıktığında gündeme geldiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Karaduran, 'Bunun temel nedenlerinden biri, ağız hastalıklarının erken dönemlerinde çoğu zaman belirgin ağrı veya rahatsızlık oluşturmaması.' dedi. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özellikle diş eti hastalıklarının uzun süre sessiz seyredebildiği uyarısını yapan Dr. Öğr. Üyesi Karaduran, 'Bu nedenle bireyler sorunun varlığını fark etmeyebilir. Bunun yanı sıra ağız bakımı günlük yaşamın sıradan bir rutini olarak görüldüğünden, genel sağlık ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisi çoğu zaman göz ardı edilir. Oysa ağız sağlığı; beslenme, konuşma, sosyal etkileşimlerden özgüvene kadar birçok alanı etkileyen, genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle ağız ve diş sağlığının, kendine bakım anlayışının temel bileşenlerinden biri olarak değerlendirilmesi gerekir.' diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Ağız bakımında başarıyı belirleyen en önemli unsur süreklilik!</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tıpkı yüz yıkamak veya duş almak gibi, diş fırçalamanın da üzerinde düşünmeden uygulanan doğal bir alışkanlığa dönüşmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Karaduran, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>'Bunun için dişlerin günde iki kez, özellikle yatmadan önce, florürlü diş macunuyla fırçalanması ve ara yüz temizliğinin ihmal edilmemesi iyi bir başlangıç olur. Ağız bakımında başarıyı belirleyen en önemli unsur sürekliliktir; düzenli olarak uygulanan basit bakım alışkanlıkları uzun vadede ağız ve diş sağlığının korunmasına önemli katkı sağlar. Unutulmamalıdır ki ağız sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır ve kişisel bakımın temel bileşenlerinden birini oluşturur.' <strong>(İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber merkezi, Sağlık</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/en-kritik-agiz-bakim-uygulamasi-yatmadan-once-yapilan-dis-fircalamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 07:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/07/en-kritik-agiz-bakim-uygulamasi-yatmadan-once-yapilan-dis-fircalamasi.jpg" type="image/jpeg" length="35895"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Tabaş: Yüksek sıcaklar çocuk ve 6 ayın altındaki bebeklerde sıvı kaybı ve güneş çarpma riskini arttırıyor]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/dr-tabas-yuksek-sicaklar-cocuk-ve-6-ayin-altindaki-bebeklerde-sivi-kaybi-ve-gunes-carpma-riskini-arttiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/dr-tabas-yuksek-sicaklar-cocuk-ve-6-ayin-altindaki-bebeklerde-sivi-kaybi-ve-gunes-carpma-riskini-arttiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mardin, Savur Prof. Dr. Aziz Sancar İlçe Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Tabaş, yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava dalgalarının çocuk sağlığı üzerindeki risklerine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İklim değişikliğinin etkisiyle yaz aylarında sıcak hava dalgalarının sıklığı, süresi ve şiddetinin arttığını belirten Uzm. Dr. Özge Tabaş, özellikle 6 ayın altındaki bebekler, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan çocukların sıcak havanın olumsuz etkilerine karşı daha yüksek risk altında olduğunu belirtti.</p>

<p>Aşırı sıcakların sıvı kaybı (dehidratasyon), güneş çarpması ve buna bağlı ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Tabaş, güneş ışınlarının en yoğun olduğu 12.00–16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaması gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmamalıdır'</strong></p>

<p>Çocuk ve bebeklerin güneş ışınlarından korunmanın yollarına dikkat çeken Tabaş, 'Malum olduğu üzere iklim değişikliğinin etkisiyle yaz aylarında sıcak hava dalgaları daha sık ve şiddetli yaşanıyor. Bu durumda özellikle küçük çocuklar ve 6 ayın altındaki bebeklerde sıvı kaybı ve güneş çarpma riskini arttırıyor. Çocukları bu hususta korumak için özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu 12.00–16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmamalıdır. Dışarda bulunmaları gerekiyorsa yüzü ve omuzları gölgede bırakacak, geniş kenarlı şapka kullanılmalıdır. Mümkün olduğunca gölgede kalmaları sağlanmalıdır. 6 ayın üzerindeki çocukların yaşlarına uygun miktarda su tüketmeleri lazım. 6 aydan küçük bebeklerde ise emzirme sıklığını kontrol ederek, annenin yeteri derecede sıvı alması gerekir.' şeklinde belirtti.</p>

<div class="embeddedContent oembed-provider- oembed-provider-youtube" data-align="none" data-oembed="https://youtu.be/QkRCqi-6qlU" data-oembed_provider="youtube" data-resizetype="noresize" data-title="https://youtu.be/QkRCqi-6qlU"><iframe allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" frameborder="0" height="349" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="//www.youtube.com/embed/QkRCqi-6qlU?wmode=transparent&amp;jqoemcache=rO155" title="https://youtu.be/QkRCqi-6qlU" width="425"></iframe></div>

<p><strong>'Sıcak havalarda alınacak basit önlemler, çocukların sağlığını korumada büyük fark oluşturur'</strong></p>

<p>Çocuklarda güneş çarpması veya sıvı kaybının belirtileri hakkında da bilgi veren Tabaş, şunları kaydetti:</p>

<p>'Çocuklarda güneş çarpması veya sıvı kaybının belirtileri arasında uykuya eğilim, dalgınlık, bilinçte değişiklik, konuşma ve algılamada güçlük, bulantı, kusma, halsizlik, küçük çocuklarda huzursuzluk ve beslenme isteği azalma, idrar miktarında azalma ve idrar renginde koyulaşması ve bebeklerde bıngıldağın içe çökük görünmesi. Bu belirtilerden biri veya birkaçı varsa hiç vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Sıcak havalarda alınacak basit önlemler, çocukların sağlığını korumada büyük fark oluşturur.'<strong> (İLKHA)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Mardin, Sağlık</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/dr-tabas-yuksek-sicaklar-cocuk-ve-6-ayin-altindaki-bebeklerde-sivi-kaybi-ve-gunes-carpma-riskini-arttiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/07/dr-tabas-yuksek-sicaklar-cocuk-ve-6-ayin-altindaki-bebeklerde-sivi-kaybi-ve-gunes-carpma-riskini-arttiriyor.png" type="image/jpeg" length="90682"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Psikiyatrist Prof. Dr. Tarhan: Çocukları dijital zararlardan korumanın en etkili yolu birlikte zaman geçirmek!]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/psikiyatrist-prof-dr-tarhan-cocuklari-dijital-zararlardan-korumanin-en-etkili-yolu-birlikte-zaman-gecirmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/psikiyatrist-prof-dr-tarhan-cocuklari-dijital-zararlardan-korumanin-en-etkili-yolu-birlikte-zaman-gecirmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocukları dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumanın en etkili yolunun, onlarla kaliteli zaman geçirmek olduğunun altını çizen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 'Birlikte oyun oynamak, yürüyüş yapmak, kitap okumak ve sohbet etmek hem aile bağlarını güçlendiriyor hem de çocuğun sosyal gelişimini destekliyor.' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 22 Temmuz Beyin Günü kapsamında, dijital çağın beyin üzerindeki etkileri, yapay zekânın fırsat ve riskleri, beyin sağlığını korumak için uygulanabilecek yaşam alışkanlıkları ve çocukların dijital dünyada nasıl korunması gerektiği hakkında açıklamalarda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Dijital çağ beynimizi nasıl değiştiriyor?</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akıllı telefonlar, sosyal medya ve yapay zekânın artık günlük yaşamın vazgeçilmez parçaları olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 'Dijital ortamda saatlerce sosyal medya akışında gezinmek veya kısa videolar izlemek, beyni sürekli yeni uyaranlarla karşı karşıya bırakıyor.' dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu durumun zamanla dikkatin kolay dağılmasına ve 'beyin sisi' olarak tanımlanan zihinsel bulanıklığa yol açabildiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, 'Beyin sisi yaşayan kişiler düşüncelerini toparlamakta, uzun süre odaklanmakta ve yeni bilgiler öğrenmekte güçlük çekebiliyor. Özellikle çocuklar ve gençlerde bu tabloya daha sık rastlanıyor. Bazı ülkeler bu nedenle çocukların sosyal medya kullanımına yaş sınırlamaları getirerek dijital maruziyeti azaltmaya yönelik adımlar atıyor.' şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Dijital bağımlılık neden bu kadar güçlü?</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uzun süre rahat bir pozisyonda ekran karşısında vakit geçirmenin, beynin ödül sistemi üzerinde etkili olduğunu aktaran Prof. Dr. Tarhan, 'Özellikle oyunlar ve sosyal medya, kısa aralıklarla ödül hissi oluşturarak kişiyi ekrana bağlı tutabiliyor.' dedi.</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><span>Ekran kullanımını azaltmak için yalnızca yasak koymanın yeterli olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan 'Bunun yerine çocukların günlük yaşamlarına spor, oyun, sanat ve sosyal etkinlikler gibi alternatif ilgi alanları kazandırılması gerekir. Amaç sahibi olmak, günlük plan yapmak ve gerçek yaşam deneyimlerini artırmak da ekran başında geçirilen süreyi azaltan önemli etkenler arasında yer alıyor.' ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Çocukları korumanın en etkili yolu birlikte zaman geçirmek!</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çocukları dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumanın en etkili yolunun, onlarla kaliteli zaman geçirmek olduğunun altını çizen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>'Birlikte oyun oynamak, yürüyüş yapmak, kitap okumak ve sohbet etmek hem aile bağlarını güçlendiriyor hem de çocuğun sosyal gelişimini destekliyor. Evde uygulanabilecek basit kurallardan biri de yemek sırasında telefon kullanılmaması. Ailece yemek yenirken tüm telefonların ortak bir noktaya bırakılması, aile içi iletişimi artıran pratik bir yöntem. Özellikle 6 yaşın altındaki çocuklar ekranla mümkün olduğunca ebeveyn eşliğinde tanıştırılmalı. Çünkü bu yaş grubundaki çocuklar ekranda gördüklerini gerçek yaşamdan ayırmakta zorlanabiliyor ve içerikleri yetişkin desteği olmadan doğru şekilde değerlendiremeyebiliyor.'</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Beyin tek bir bölgeden ibaret değil!</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Toplumda sıkça dile getirilen 'insan beyninin sadece yüzde 10'unu kullanıyor' söylemine değinen Prof. Dr. Tarhan, 'Bu söylem bilimsel olarak doğru değil. Beyin görüntüleme çalışmaları, en basit görevlerde bile beynin birçok bölgesinin aynı anda çalıştığını gösteriyor.' dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Önemli olanın beynin tek bir yönünü geliştirmek olmadığını; düşünme, öğrenme, duygular, sosyal ilişkiler ve yaratıcılık gibi farklı becerileri birlikte kullanabilmek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, 'Beyni canlı tutmanın en etkili yollarından biri farklı deneyimlere açık olmak. Beynin farklı bölgelerini aktif tutabilmek için günlük yaşamda küçük değişiklikler yapmak bile fayda sağlayabiliyor. Her gün aynı yolu kullanmak yerine farklı bir güzergâh seçmek, yeni hobiler edinmek veya farklı deneyimler yaşamak, merak etmek ve soru sormaktan vazgeçmemek, beynin yeni bağlantılar kurmasını destekleyen basit ama etkili alışkanlıklar arasında. Öğrenmeye devam eden ve yeni deneyimlere açık kalan kişiler bilişsel becerilerini daha uzun süre koruyabiliyor.' açıklamasını yaptı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Duygular beyinde başlıyor, kalpte hissediliyor!</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Toplumda duyguların kalpte oluştuğuna dair yaygın bir inanış olsa da bilimsel açıdan duyguların merkezinin beyin olduğuna işaret eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 'Dış dünyadan gelen ses, görüntü ve kokular önce beyin tarafından değerlendirilir, ardından bu bilgilere anlam ve duygu yüklenir. Sonrasında ise çeşitli kimyasal maddeler salgılanarak duygusal deneyim ortaya çıkar.' dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mutluluk, haz, bağlanma, güven ve odaklanma gibi hislerin her birinin beynin ürettiği farklı kimyasallarla ilişkili olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, bu nedenle korku, heyecan veya mutluluk anlarında göğüs bölgesinde hissedilen değişikliklerin kaynağının aslında beyin olduğunu, kalbin ise bu duyguların bedendeki yansımalarının hissedildiği organlardan biri olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sezgiler aslında deneyimlerin ürünü!</span></span></span></p>

<p><span><span><span>'İçime doğdu', 'öyle hissettim' gibi ifadelerin çoğu zaman gizemli görünse de sezgilerin büyük ölçüde beynin geçmiş deneyimlerinden beslendiğini aktaran Prof. Dr. Tarhan, 'Bir konuda yıllarca deneyim kazanan kişiler, farkında olmadan çok sayıda bilgiyi değerlendirerek hızlı karar verebiliyor. Bu nedenle sezgiler, çoğu zaman uzun yıllar boyunca edinilen bilgi ve deneyimlerin bilinç dışı değerlendirilmesinin sonucu olarak ortaya çıkıyor. Başarılı bilim insanlarının birçok keşfinin de yoğun düşünme ve gözlemin ardından gelişen bu sezgisel süreçlerle şekillendiği biliniyor.' diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Yapay zekâ düşünmeyi kolaylaştırıyor, ancak insanın yerini alamıyor!</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapay zekânın, birçok bilgiye saniyeler içinde ulaşmayı sağlayarak hayatı kolaylaştırdığını, ancak her konuda hazır bilgiye ulaşmanın uzun vadede beynin düşünme ve problem çözme becerilerini daha az kullanmasına neden olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 'Eskiden insanların hesap yapmak için zihinsel işlem yapması gerekirken bugün aynı işlemler saniyeler içinde dijital araçlarla gerçekleştirilebiliyor. Benzer şekilde yapay zekâ da birçok bilişsel yükü üstlenmeye başladı.' dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bununla birlikte insan beynini diğer sistemlerden ayıran en önemli özelliğin empati kurabilmesi, sosyal ilişkiler geliştirebilmesi ve bilinç sahibi olması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>'Yapay zekâ verilen komutları işleyebilir ancak insanların niyetini, duygularını ve yaşam deneyimlerini insan gibi anlayamaz. Yapay zekâ sağlık, eğitim ve bilim başta olmak üzere birçok alanda önemli katkılar sağlayacak. Ancak etik kuralların oluşturulmaması durumunda yanlış yönlendirme, bilgi kirliliği ve manipülasyon gibi ciddi riskler de ortaya çıkabilir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özellikle gençlerin yapay zekâ ile kurdukları ilişkinin sağlıklı sınırlar içinde kalması büyük önem taşıyor. Gerçek sosyal ilişkilerin yerini tamamen dijital iletişimin alması; yalnızlık, bağımlılık ve gerçeklik algısında bozulma gibi sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle yapay zekâ karar verici değil, insanların işini kolaylaştıran bir yardımcı olarak kullanılmalı. Makineler insanlaşıyor, insanlar makineleşiyor, zeka ucuzladı karakter pahalandı. Karekter inşasına yatırım yapanlar kazanacak.'</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Günlük yaşamda uygulanabilecek bazı alışkanlıklar hem zihinsel performansı artırıyor!</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Beyin sağlığını korumanın yalnızca ileri yaşlarda değil, çocukluktan itibaren önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Tarhan, 'Günlük yaşamda uygulanabilecek bazı alışkanlıklar hem zihinsel performansı artırıyor hem de yaşlanmaya bağlı bilişsel gerilemeyi yavaşlatabiliyor.' dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yalnızca anlık haz veren davranışların peşinden gitmenin uzun vadede beyin için sağlıklı olmadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, 'Sürekli ödül arayışı; sosyal medya, oyun veya diğer bağımlılık yapıcı alışkanlıklarla birleştiğinde kişinin daha fazlasını istemesine neden olabiliyor. Buna karşılık anlamlı hedeflere sahip olmak, üretmek, öğrenmek ve sosyal ilişkiler kurmak daha kalıcı bir yaşam doyumu sağlıyor.' şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Konfor alanından çıkmak beyni geliştiriyor!</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Beynin rutinleri sevdiğini hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, 'Ancak sürekli aynı şekilde yaşamak zamanla zihinsel gelişimi sınırlandırabilir. Yeni şeyler öğrenmek, farklı insanlarla tanışmak, yabancı bir dil öğrenmek, müzikle ilgilenmek veya yeni hobiler edinmek beynin yeni bağlantılar oluşturmasına katkı sağlar. Küçük değişiklikler bile zihinsel esnekliği artırabilir.' dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Beynin gün boyunca biriken atıkları büyük ölçüde uyku sırasında temizlediğine de işaret eden Prof. Dr. Tarhan, 'Bu nedenle kaliteli uyku, yalnızca dinlenmek için değil, beyin hücrelerinin korunması açısından da büyük önem taşır. Kronik uykusuzluk, yoğun stres ve sürekli yüksek tempoda yaşamak zamanla zihinsel performansı olumsuz etkileyebilir. Beslenmede ise özellikle Omega-3 yağ asitlerinden zengin balık, ceviz gibi besinlerin düzenli tüketilmesi beyin sağlığını destekler.' önerisinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 'Anlamlı sosyal ilişkileri olan kişilerin hem ruh sağlığı hem de bilişsel işlevleri daha uzun süre korunur. Aile bağlarını güçlendirmek, dostluk ilişkilerini sürdürmek, yeni insanlarla tanışmak ve sosyal yaşamın içinde olmak yalnızca psikolojik açıdan değil, beyin sağlığı açısından da koruyucu etki sağlıyor.' diyerek sözlerini tamamladı.<strong> (İLKHA)</strong></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haber merkezi, Sağlık</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/psikiyatrist-prof-dr-tarhan-cocuklari-dijital-zararlardan-korumanin-en-etkili-yolu-birlikte-zaman-gecirmek</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/07/psikiyatrist-prof-dr-tarhan-cocuklari-dijital-zararlardan-korumanin-en-etkili-yolu-birlikte-zaman-gecirmek.jpg" type="image/jpeg" length="29933"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[e-Rapor ile istirahat raporlarında yeni dönem ]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/e-rapor-ile-istirahat-raporlarinda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/e-rapor-ile-istirahat-raporlarinda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı dijital dönüşüm başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style='margin-bottom:13px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:115%'><span style='font-family:'Calibri (Başlıklar)',serif'><span style='color:black'>Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen e-Rapor sistemi ile vatandaşların sağlık kuruluşlarından aldıkları istirahat raporları artık elektronik ortamda düzenlenebilecek. Yeni sistem SGK ve işverenlerle entegre çalışacak. Vatandaşlar artık kâğıt rapor taşımak zorunda kalmayacak.</span></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:13px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:115%'><span style='font-family:'Calibri (Başlıklar)',serif'><span style='color:black'>e-Rapor sistemi sayesinde raporlar anlık olarak işveren ve SGK sistemine otomatik aktarılacak. Bu sayede sahte rapor sorunu da çözüme kavuşacak. Sistem ocak ayından itibaren tüm kamu hastanelerinde zorunlu hale gelirken, özel hastanelerde isteğe bağlı olarak kullanılabilecek.</span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:13px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:115%'><span style='font-family:'Calibri (Başlıklar)',serif'><span style='color:black'>Sağlık Bakanlığı dijitalleşme hamlesinin hastane yönetiminden hasta bakımına kadar her alanı kapsadığını belirtti. Yeni sistemin hem vatandaşların hayatını kolaylaştıracağı hem de sağlık sektöründe verimliliği artıracağı değerlendiriliyor. <b>(İLKHA)</b></span></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Haber merkezi</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/e-rapor-ile-istirahat-raporlarinda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 14:45:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/07/e-rapor-ile-istirahat-raporlarinda-yeni-donem.jpg" type="image/jpeg" length="52306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[100 yıl yaşamanın sırları çözüldü]]></title>
      <link>https://www.batmanrehbergazetesi.com/100-yil-yasamanin-sirlari-cozuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.batmanrehbergazetesi.com/100-yil-yasamanin-sirlari-cozuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları uzun yaşamın sırlarını açıkladı. 55 yıllık araştırma tamamlandı. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style='margin-bottom:13px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:115%'><span style='font-family:'Calibri (Başlıklar)',serif'><span style='color:black'>Bilim insanları elli beş yılı aşan kapsamlı bir araştırmanın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Araştırmada yüz yaşına kadar yaşayan kişilerin yaşam tarzları, beslenme alışkanlıkları ve genetik yapıları incelendi. Düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve güçlü sosyal ilişkiler uzun yaşamın anahtarı olarak belirlendi.</span></span></span></span></p> <p style='margin-bottom:13px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:115%'><span style='font-family:'Calibri (Başlıklar)',serif'><span style='color:black'>Araştırmacılar uzun yaşayan bireylerde stres hormonu seviyelerinin daha düşük olduğunu ve bağışıklık sistemlerinin daha güçlü olduğunu tespit etti. Ayrıca bu kişilerin düzenli olarak doğada zaman geçirdikleri ve toplumsal faaliyetlere katıldıkları gözlendi. Genetik faktörlerin etkili olduğu ancak yaşam tarzının genetiği geçebildiği belirlendi.</span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p style='margin-bottom:13px'><span style='font-size:11pt'><span style='line-height:115%'><span style='font-family:'Calibri (Başlıklar)',serif'><span style='color:black'>Bilim insanları sonuçların sağlık politikaları için önemli ipuçları taşıdığını vurguluyor. Yaşlanma karşıtı tedaviler için önemli kaynak olarak değerlendiriliyor. Araştırmanın sonuçları uluslararası bilim dergilerinde yayımlandı. <b>(İLKHA)</b></span></span></span></span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Haber merkezi</category>
      <guid>https://www.batmanrehbergazetesi.com/100-yil-yasamanin-sirlari-cozuldu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 14:41:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://batmanrehbergazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/batmanrehbergazetesi-com/uploads/2026/07/100-yil-yasamanin-sirlari-cozuldu.jpg" type="image/jpeg" length="37109"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
