HÜDA PAR Sözcüsü ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında; faiz sisteminin ekonomiye verdiği zararlar, giderek derinleşen nüfus krizi ve esnafın vergi borçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Üretim ve ekonomik faaliyetlerin önündeki en büyük engel faiz sistemidir"
Faiz sisteminin üretim ve ekonomik faaliyetlerin önünde büyük bir engel teşkil ettiğine dikkat çeken Ramanlı, 2026 yılı merkezi yönetim bütçe hedeflerindeki faiz yüküne işaret etti.
Ramanlı, "2026 yılı merkezi yönetim bütçe hedeflerine göre vergi gelirleri yaklaşık 13.78 trilyon liraydı. 2.4 trilyonluk faiz giderleri dikkate alındığında halktan toplanacak vergilerin yüzde 17.5’i faiz ödemelerine gitmiş olacak. Diğer taraftan mevduat faizleri almış başını gidiyor. Elinde sermayesi bulunanlar yatırımlara yönelmek yerine mevduat faizlerine yöneliyor. Dolayısıyla yatırımlar yavaşlıyor, üretim sekteye uğruyor, istihdam alanları genişleyemiyor. Bu da üretimde azalma, daha fazla işsizlik ve daha fazla enflasyon olarak topluma geri dönüyor." ifadelerini kullandı.
“Faiz düzeni daha fazla sorgulanmalı”
Yatırım yapmak veya işlerini büyütmek isteyenlerin de yüksek kredi faizleri nedeniyle büyük maliyetlerle karşılaştığını belirten Ramanlı, bu maliyetlerin nihayetinde tüketiciye yansıyarak hayat pahalılığını ve enflasyonu tetiklediğini vurguladı.
Ramanlı, "Ne yazık ki sistemsel bir sorun olarak önümüzde duran faiz üzerine kurulu bu döngü bir türlü kırılamıyor. Sermaye transferi ve emek sömürüsüne dayanan bu faiz düzeni daha fazla sorgulanmalı, alternatif çözüm mekanizmaları geliştirilmelidir. Alın terimizin sömürülmemesi adına bir 'Faizsiz Türkiye Süreci' başlatılmalıdır." dedi.
“25 yıl evli kalan kadınlara emeklilik aylığı bağlanmalı”
Türkiye’deki nüfus artış hızı ve doğurganlık oranlarındaki gerilemenin aile politikalarının daha kapsamlı ele alınmasını zorunlu kıldığını ifade eden Ramanlı, "Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035)" Vizyon Belgesi kapsamında anneliğin ve ev hanımlarının desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
Ramanlı, "Aile kuran kadınların emeklerinin korunması ve en az 25 yıl evli kalan kadınlara emeklilik aylığı bağlanması gibi politikalar hayata geçirilmelidir. Gençlerin evlenip yuva kurabilmeleri için düzenli ve güvenceli iş imkânları artırılmalıdır. Aileyi güçlendirmek, yalnızca doğum teşvikleriyle değil, ailelerin ekonomik güvenceye kavuşmasını sağlayacak bütüncül politikalarla mümkündür." şeklinde konuştu.
“Anneliği ve ev hanımlarını merkez alan adımlar atılmalı”
Kadın istihdamı hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ramanlı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz’ın açıkladığı 2028 yılında kadınların işgücüne katılım oranını yüzde 40’ın üzerine çıkarma hedefi yeniden değerlendirilmelidir. Daha fazla nitelikli istihdam imkânları artırılmadan atılan bu adımlar, kadınların ucuz iş gücü olarak sömürülmesine zemin hazırlayacaktır. Vizyon Belgesi kapsamında atılacak adımlar, kadını aile ortamından koparan zoraki istihdam dayatmaları yerine; doğrudan anneliği ve ev hanımlarını merkez alan yapısal destekleri içermelidir."
"Esnafın vergi borcu anapara üzerinden hesaplanmalıdır"
Son olarak esnaf ve işletmelerin biriken vergi ve SGK borçlarının taksitlendirilmesi meselesine değinen Ramanlı, 31 Ağustos'ta sona erecek tecil düzenlemesinde faiz uygulamasının esnafı mağdur ettiğini dile getirdi.
Başvuru sayısının 200 bini aşmasının esnafın borcunu ödeme niyetini gösterdiğini belirten Ramanlı, "Yapılan düzenleme ile ödeme süresinin 72 aya çıkarılması önemli bir kolaylık olsa da, birikmiş borç faizinin de hesaplamaya dâhil edilerek ayrıca yıllık yüzde 29 faize tabi tutulması zaten borç ödemekte zorlanan esnafın ödeme gücünü olumsuz etkileyecektir. Esnafın beklentisi yapılandırmanın sadece anapara üzerinden yapılmasıdır. Aksi halde oluşmuş borç faizine ayrıca faiz ödemek durumunda kalacaklardır." diyerek yetkililere çözüm çağrısında bulundu.




