81 ilde gıda güvenliği operasyonu: 73 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı
81 ilde gıda güvenliği operasyonu: 73 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı
İçeriği Görüntüle

İklim değişikliğinin etkileri tarım alanlarında hissedilirken, aşırı sıcaklar, kuraklık ve seller nedeniyle yaşanan üretim kayıpları gıda fiyatlarını da yukarı çekiyor.

Tarladan sofraya uzanan süreçte üretimdeki düşüşün yanı sıra enerji ve taşıma maliyetlerinin de devreye girmesi, gıda piyasalarındaki fiyat hareketliliğini artırıyor.

Zero Carbon Analytics tarafından hazırlanan bir araştırmaya göre, yıl başından bu yana yaşanan gıda fiyatlarındaki artışların önemli bölümünde aşırı hava olaylarının tarımsal üretim ve tedarik üzerindeki etkisi rol oynadı.

Araştırmada, küresel sıcaklık artışlarının gıda fiyat enflasyonuna yıllık bazda yüzde 23'e kadar katkı sağlayabileceği, iklim kaynaklı üretim ve tedarik sorunlarının ise genel enflasyona yüzde 21'e varan ek baskı oluşturabileceği belirtildi.

Üretimdeki küçük kayıp fiyatlarda daha büyük etki oluşturabiliyor

Uluslararası Gıda Politikaları Araştırma Enstitüsü araştırmacısı Rob Vos, aşırı hava olaylarının yalnızca tarımsal üretimi değil, gıda piyasalarındaki fiyatları da doğrudan etkilediğini belirtti.

Kuraklık, aşırı sıcaklar, seller ve El Nino gibi iklim olaylarının tarımsal üretim üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Vos, arzın azalmasının tüketici fiyatlarında daha sert artışlara yol açabileceğini ifade etti.

Vos'a göre, tarımsal üretimde yüzde 10'luk bir düşüş, fiyatlarda yaklaşık yüzde 20'lik artışa neden olabiliyor. Bu durum, üretimdeki sınırlı bir kaybın dahi arz-talep dengesi nedeniyle piyasada daha büyük fiyat hareketlerine dönüşebildiğini gösteriyor.

Gıda fiyatlarında 'iklim enflasyonu' riski

İklim kaynaklı şokların tekrarlanması, gıda piyasalarının bu değişimlere uyum sağlamasını da zorlaştırıyor. Üretimde yaşanan kayıpların ardından arzın yeniden hesaplanması, enerji ve nakliye maliyetlerindeki değişimlerle birleştiğinde fiyat baskısı daha da artabiliyor.

Özellikle kuraklık ve yüksek sıcaklıklara sık maruz kalan bölgelerde üretimin her sezon benzer risklerle karşılaşması, gıda fiyatlarındaki geçici artışların daha kalıcı bir yapıya dönüşmesi endişesini artırıyor.

Bu tablo, ekonomide 'iklim enflasyonu' olarak nitelendirilen yeni bir risk alanını da öne çıkarıyor. İklim olaylarının şiddetlenmesi ve daha sık tekrarlanması, tarımsal üretimin yanı sıra gıda tedarik zincirlerinin maliyetlerini de artırıyor.

Tahıl arzı gıda güvenliği açısından kritik

İklim kaynaklı üretim kayıplarının etkisi özellikle tahıl piyasalarında daha belirgin hale geliyor. Buğday ve pirinç gibi temel ürünlerin üretiminde yaşanabilecek düşüşler hem doğrudan tüketici fiyatlarını hem de gıda güvenliğini etkileyebiliyor.

Su kaynaklarının sınırlı olduğu ve sıcaklıkların yükseldiği bölgelerde tarımsal üretim üzerindeki baskının daha fazla hissedilmesi bekleniyor. Tahıl ithalatına ihtiyaç duyan ülkeler açısından ise küresel piyasalardaki fiyat artışları ek maliyet oluşturuyor.

Mısır ve darı gibi bazı ürünlerin zorlu iklim koşullarına karşı daha dayanıklı olabildiği belirtilirken, buğday ve pirinç gibi temel ürünler de farklı ölçülerde kuraklık ve aşırı hava koşullarından etkileniyor.

Uzmanlara göre iklim kaynaklı üretim şoklarının önüne geçilememesi halinde gıda fiyatlarındaki dalgalanmaların daha sık yaşanması ve özellikle dışa bağımlı ülkelerde tüketiciler üzerindeki fiyat baskısının artması bekleniyor. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA