“Cami, bir istikamet pusulasıdır”
Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın bu yıl “Cami ve Sosyal Hayat” temasıyla idrak edildiğini belirten Gültekin, camilerin Müslümanların hayatında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Her caminin yalnızca ibadet edilen bir mekân olmadığını ifade eden Gültekin, camilerin aynı zamanda tevhit ve vahdet anlayışının yaşatıldığı, insanların gönül bağı kurduğu ve kardeşlik duygularının pekiştiği merkezler olduğunu dile getirdi.
Camiler yüzyıllardır sosyal hayatın içinde
Camilerin tarih boyunca toplumun farklı kesimlerini bir araya getirdiğini belirten Gültekin, camilerin çevresinde şekillenen sosyal ve ticari hayatın da bu bütünleşmenin önemli bir parçası olduğunu söyledi.
Arasta, bedesten ve dükkânların yüzyıllar boyunca camilerin çevresinde konumlandığını hatırlatan Gültekin, bu yapının ticari hayatın da ahlaki değerler çerçevesinde şekillenmesine katkı sunduğunu ifade etti.
“Camiye uzaklaşmak, değerlerden uzaklaşmayı beraberinde getirir”
İnanç, kimlik ve aidiyet duygularının korunmasında cami ve cemaat bilincinin önemli olduğunu vurgulayan Gültekin, Müslümanların camilerle bağlarını güçlü tutması gerektiğini belirtti.
Gültekin, “Bir Müslümanın camiye yabancılaşması, kendi kimliğine ve değerlerine yabancılaşması demektir. Namazdan uzaklaşması, hayata anlam veren ruhu ve mihveri kaybetmesi demektir.” dedi.
Gençlerin camilerle bağı güçlendirilmeli
Çocukların ve gençlerin camilerle daha güçlü bir bağ kurmasının önemine de değinen Gültekin, ailelerin çocuklarını camiye ve cemaat hayatına teşvik etmesi gerektiğini söyledi.
Gençlerin namazlarını camilerde cemaatle kılmalarının yanı sıra cami merkezli sosyal ve kültürel etkinliklere katılmalarının, hem manevi gelişimleri hem de toplumla bağlarının güçlenmesi açısından önemli olduğunu belirten Gültekin, Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın bu bilincin güçlenmesine vesile olması temennisinde bulundu.





