Diyarbakır'da toplu ulaşımda özel halk otobüsü esnafı ile Büyükşehir Belediyesi arasında ücret ve maliyet tartışması yaşanıyor.
S.S. 53 No'lu Diyarbakır Özel Halk Otobüsleri Kooperatifi'ne bağlı bir grup otobüs sahibi, akaryakıt, bakım, yedek parça, sigorta ve diğer işletme giderlerindeki artış nedeniyle mevcut yolcu ücretleriyle hizmet vermekte zorlandıklarını belirterek kontak kapatma kararı aldı.
Kontak kapatan şoförler, halk otobüslerini Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı önüne park ederek eylem başlattı.
Eylem nedeniyle bazı özel halk otobüsü hatlarında ulaşım hizmetinde aksamalar yaşandı.
'Belediye istediğimiz rayiç meselesini halka şeffaf bir şekilde anlatsın'
Eyleme katılan otobüs sahiplerinden Doğan Pervane, günlük işletme giderlerinin artık karşılanamaz seviyeye ulaştığını söyledi.

Doğan Pervane
'Sabah kontağı çevirdiğimiz anda akşama kadar bizim maliyetimiz zaten 11-12 bin TL oluyor. Şoför gideri var, mazot gideri var.' ifadeleriyle sözlerine başlayan Pervane, 'Belediye şimdi halka diyor ki özel halk otobüsleri çok para kazanıyor. Madem öyle, daha çok kazanmamız için istediğimiz rayiç meselesini halka şeffaf bir şekilde anlatsın. Ne kadar mazot gidiyor ne kadar şoför parası gidiyor ne kadar sanayi, muhasebe ve sigorta gideri var; hepsini milletin önüne koysun. Eğer haksız olan bizsek, belediye gelsin arabalarımıza el koysun. Ama haksız olan belediyeyse, başta belediye olmak üzere yorumlarda bize küfür eden herkes bizden özür dilesin. Bizim suçumuz varsa her zaman buradayız. Belediyenin suçu varsa da belediye suçunu kabul edecek. Tribünlere oynamayacak.
Belediye oradan buradan ihaleleri verirken sorun olmuyor da vatandaş kahveye gidip 200 TL harcıyor; ama ulaşım için 30-40 TL verirken sanki fazla harcıyormuş gibi geliyor. Bunun sorumlusu kimse ortaya çıksın. Biz milletten ekstra bir şey istemiyoruz. Belediye veriyorsa farkını belediye versin. Başka da bir talebimiz yok. Bir işi yapıyorsan ve kazanamıyorsan, o işi neden yapasın? Bu aracın sıfırını alsan, günlük değer kaybı 5 bin TL'dir. Kimse bunu hesaplamıyor. Herkes kafasına göre konuşuyor. Hayatında bir bisiklet alıp masrafını yapmamış insanlar gelip bizim hakkımızda konuşuyor, bizim hakkımıza dil uzatıyor.' dedi.
'Zam isteyen kötü niyetlidir. Hakkımız olan rayici istiyoruz'
1024 numaralı halk otobüsünün sahibi Ahmet Karadaş ise 1996 yılından bu yana aynı durakta çalıştığını belirterek, sektörün en büyük kırılmayı pandemi sonrasında yaşadığını söyledi.
Yaklaşık 11 yıl boyunca Diyarbakır'da yolcuları 1,5 TL ücretle taşıdıklarını hatırlatan Karadaş, o dönemde mazot ve yedek parça fiyatlarının daha istikrarlı olması nedeniyle zam talebinde bulunmadıklarını ifade etti.
'Koronadan sonra 4-5 defa rayiç verildi.' diyen Karadaş,' Önce İLER Toplu Taşıma Kooperatifi aldı, en son biz aldık. Şimdi yine İLER Toplu Taşıma Kooperatifi aldı, yine en son biz alıyoruz. Bizi kurtarmadıktan sonra biz çalışıp cebimizden para koyarsak hangi iş yürür, hangi dükkân açık kalır? Biz son bir aydır cebimizden para koyuyoruz. Arkadaşlarımızın giderlerini karşılayamıyoruz. Ben size faturalarıyla ispat edebilirim. Şu an 80 bin TL petrol borcum var. 70 bin TL sanayi borcum var. Bunların hepsi belgeli. Niye borçluyum? Çünkü ödeyemiyorum. Adam en son bana, 'Abi sen dolandırıcı mısın, bizi kandırıyor musun? Seni icraya vereceğiz.' diyor. Biz bu dereceye gelmişiz.' dedi.

Karadaş 'Belediye 'halk' diyor. Tamam, biz de halkız. Gücü varsa mazotu düşürsün, yedek parçayı düşürsün, giderleri düşürsün, zamları durdursun. Zam isteyen kötü niyetlidir, namerttir.' şeklinde konuştu.
'Biz hakkımız olan rayiç bedeli istiyoruz.' diyen Karadaş, 'Ekstra bir şey istemiyoruz. Belediye yakıtı 45 TL'den alıyormuş. O fiyattan belediye kendi araçlarına verdiği yakıtı bize de versin. O zaman biz ne talep isteriz ne de rayiç isteriz. Ama biz bugün 100 TL'ye yakıt alıyoruz. 11 yıl boyunca 1,5 milyona yolcu taşıdık. Bir gün bile talepte bulunmadık. Çünkü gelirimiz vardı, mazot sabitti.' ifadelerini kullandı.
'Rayiç verilirse çalışırız, verilmezse çalışmayız'
Gelinen noktada kontak kapatmaya mecbur bırakıldıklarının altını çizen Karadaş 'Biz dardayız, zordayız. Verilirse çalışılır, verilmezse çalışılmaz. Gerçekten zor durumdayız. Hak rica edilmez. Hak talep de edilmez; hak alınır. Ama bizi öyle bir noktaya getirdiler ki kontak kapatmaya mecbur bırakıldık. Şu an geldiğimiz aşama budur. Verirlerse devam ederiz, vermezlerse etmeyiz. Bundan herkes emin olsun.' dedi.

'Belediye dolmuşçu esnafı tehdit ediyor'
Belediyenin beyaz dolmuş hatlarının sahiplerinin ruhsatını iptal etmekle tehdit ettiğini iddia eden Karadaş, şunları kaydetti: 'Beyaz dolmuşçular çalışsa bile biz çalışmayacağız. Onların yanına gidiyorum, 'Sizi kurtarıyor mu?' diye soruyorum. Bana, 'Abi vallahi kurtarmıyor.' diyorlar. 'O zaman niye çalışıyorsunuz?' dediğimde ise, 'Belediye bizi hatlarımızı iptal etmekle tehdit etti.' cevabını veriyorlar. Ne zamandan beri insan kendi hakkını ararken hattını kaybetmekle korkutuluyor?
Geçen sefer de ticari araçlar iki gün araçlarını çekmeseydi biz rayiç alamayacaktık. Onlar ulaşımı durdurunca bize rayiç verildi. Bunlardan önce zaten belediyeyle sürekli ön görüşmeler yapılıyor. Ama sürekli 'halk' deniliyor. Biz de halkız. Esnaf kazanmasa çalışabilir mi? Hayır. O zaman gelsin, araçlarımızı belediye alsın ve kendisi çalıştırsın.' (İLKHA)





